hiç

yaklaşık bir buçuk senedir FENERBAHÇE BASKETBOL TAKIMI ve geçen sezonun normal halde tek parça olarak yazdığım da oldu ve bu sezon için konuşursam, sekiz normal sezon haftasından beri yazıyorum, tabii ki profesyonel (gelir anlamında) olarak basketbol yazarı olmadığım için sancılı bir süreçti benim için. maç izlerken a4’e geçirmekte zorlanmak, yarım yamalak cümleler, tabii zorlanıyor insan haliyle ve maçı tekrar izleyene kadar rahat bir gün bile geçiremiyordum. hatta beinsports haber youtube kanalı yayınlamışsa geriye sarıyordum ama, maçı 4-5 saatte izlemek gibi bir şey bu. üstüne çeyrekler ve maç sonu istatistiklerini edinmek ve bunları güvenle buraya yazabilmek… internet sorunları yaşanmışsa zaten daha kötü idi süreç. çünkü maçın bir kısmı yoktu not edilecek. a4’e geçirdiğim zamanları aklıma getiriyorum. tren yolculuklarında düzenleme ve periyotları sıralı bir hale getirmek falan. beni izleyen deli zannederdi. cidden zor bir durum. sanıyorum farklı bir şeyler yapmaya çalışmak adına, maçtan alacağım seyir zevkini de kaçırıyordum.

sanırım maçı izlemek daha keyifli, bundan sonra bu konuda şu an için yazmayı düşünmediğimi söyleyebilirim ve en azından saygıyla takdir edildiğini hissetmek adına profesyonel işlerle uğraşmaya devam etmek daha mantıklı. sonuçta herkes sevdiği işten sıfır elde edebilir. bu yüzden sevdiğim ve getirisi olan işlerle uğraşmak daha mantıklı. keşke devam edebilseydim.

belki bir gün dönerim, elbette boş vaktim ve gelirim garanti halde olduğunda…

teşekkürler zaman ayırıp okuduklarınz için…

hoşçakalın.

 

20 kasım 2018 fenerbahçe darüşşafaka tekfen maçı

sezonun ikinci çift maç haftasında ve üçüncü istanbul derbisinde maç öncesi oğuz savaş‘a fenerbahçe ile çıktığı maç sayısını ifade eden 144 numaralı forma takdim ediliyor ve coşkulu bir biçimde hızlı tempo ile oynanması muhtemel bir maça çıkıyoruz.

ilk hücum jeremy evans ile daçka adına başlıyor ve stanton kidd ile oyun hazırlığında olan rakip hızlı üç sayı denemesinde başarısız oldu. bobby dixon ise ilk topumuzda çaldırıyor ve jeremy evans tekrar bir hücum girişiminde gene başarısız oluyordu. bobby dixon tekrar oyun kurma girişiminde topu nikolo melli ile paylaşıyor ve erick green‘e gelen top tekrar nikolo melli ile buluşuyor vemarko guduric` ile duvar paslaşması sonrası atışında isabet olmuyor ve atağı başarısız tamamlıyorduk. ray maccollum ile başlayan rakip girişiminde başarısız pasında bobby dixon kapıyor ve ahmet düverioğlu ile buluşturduğu topta atağımız başarısızlıkla sonuçlanıyordu. bir sonraki rakip atağında bobby dixon hataya zorluyor ve ahmet düverioğlu ile duvar pasında bobby dixon ters turnike ile yaklaşık iki dakika sonra ilk sayıları buluyordu. potayı iyi savunduğumuz bu dakikalarda, son 1,2 saniye kala rakibin jeremy evans ile üç sayılık atışında başarısız oldular. bobby dixon‘ın marko guduric ile oyun başlagıcında paslaşması sonrası tekrar bobby dixon‘nin aldığı topta nikolo melli‘yi görüyor ve üç sayılık atış ile 5-0’lık bir seri yakalıyorduk. oğuz savaşmarkel brown paslaşmasında başarısız oluyorlar tekrar bize geçen topta, nikolo melli‘nin akıllı pasında marko guduric ters turnikeyi değerlendiriyordu. marko guduric, stanton kidd‘i iyi savunuyor ve markel brown ile yardımlaşmasında top bobby dixon‘den dışarı çıktı. kenardan başlayan rakip oyununda, oğuz savaş’a marko guduric‘dan gelen faul sonrası, markel brown, jeremy evans‘ı görüyor ve üç sayılık dış atış isabetiyle oyuna ilk defa dahil oldular. marko guduric, ahmet düverioğlu‘nun perdesinde orta mesafeden iki sayılık bir atış yapıyor ve farkı açmaya devam ediyorduk. oğuz savaş, melih mahmutoğlu’nun yaptığı savunmada potaya gidiyor ve başarısız atışında jeremy evans tipledi. bobby dixon penetresi ile potyaya gidiyor ve jeremy evans‘ın üstünden topu başarılı bir şekilde sayıyı alıyordu: 11-5. bobby dixon’nin kurduğu bir sonraki oyunda nikolo melli paslaşmasında, topu ahmet düverioğlu ile buluşturuyorlar ve o da kaçırdığı topta hücum ribaundunu bobby dixon alıyor ve nikolo melli ile paslaşmasında başarısız üç sayı atışısı sonrası oğuz savaş tarafından faul ile durduruluyordu. jan vesely ile kenardan başlayan topta marko guduric jan vesely’yi potanın altında çok iyi görüyor ve alley-oop pasında faul ile durduruldu jeremy evans tarafından (2/2): 13-8. zanis peiners bu dakikalarda konsantre olmuş görünüyordu ama jan vesely kendisine hata yaptırmakta gecikmedi. bobby dixonerick green paslaşmasında bobby dixon tekrar alıyor topu ve zanis peiners tarafından top kaybına zorlanıyor ve aldığı topta zanis peiners sayıyı buldu. zanis peiners’in yaptığı hatada marko guduric’inbobby dixon’yi gördüğü topta köşeden üç sayı ile dönüyorduk o dakilarda. rotasyonu olabildiğince geniş kullanıyoruz bu dakikalarda… kostas sloukas ile kurduğumuz oyunda, paslaştığı jan vesely, jeremy evans tarafından tekrar faul ile durduruluyor ve bir de basket ile sonuçlanıyordu atağımız: 21-20 (1/1). joffrey lauvergne’in hücum ribaun sonrası girişiminde jan veselynikola kalinic paslaşmasında, kendi şutunu tipleyen joffrey lauvergne başarılı oluyordu. kostas sloukas ile başlayan hücumumuzda, jan vesely ile duvar girişiminde kostas sloukas, joffrey lauvergne’i el altından görüyor ve ters turnikesiyle ikinci çeyreğe farklı giriyorduk: 25-10. [8/12 (.66) 2sa, 2/5 (.4) 3sa, 3/3fa, 2-7(9) rb, 6as]

ikinci çeyreğe kostas sloukas ile başlıyoruz ve marko gudurickostas sloukas paslaşmasında joffrey lauvergne‘in perdesinde, kostas sloukas topu el altından joffrey lauvergne ile buşulturuyor fakat dengesini kaybediyordu, ama tribünler alkışı da esirgemedi onun adına. kaybedilen top sonrası michael ericzanis peines paslaşmasında dönerek iki sayıyı buluyordu. joffrey lauvergne‘in jan vesely ile paslaşmasında, o da nikola kalinic’e veriyor topu, boşta olduğunu gördüğü melih mahmutoğlu’na atıyor ve penetresi sonrası iki sayı kazandırıyordu bize. rakip takım adına jon diebler üç sayılık atışında başarısız oluyor, kostas sloukas topu sürüyor, melih mahmutoğlu’nu görüyor ve tepeden bir üçlük daha alıyordu melih mahmutoğlu. kostas sloukas‘ın jan vesely ile yaptığı duvar pasında, kostas sloukas iki sayılık atışında başarısız oluyor fakat joffrey lauvergne ribaund sonrası smaç ile bitiriyordu atağımızı. michael eric potaya giderken joffrey lauvergne‘e hücum faul yapıyor jon diebler ile postunda. melih mahmutoğlu kenardan başlıyor, joffrey lauvergne‘e pasında kostas sloukasmelih mahmutoğlu paslaşmasında, ray maccollum‘un da engellemeleriyle şut imkanı bulamıyor, joffrey lauvergne pasında o da kaçırıyordu bir kez daha. kenardan başlıyoruz nikola kalinic ile, gigi datomesinan gülergigi datomejan vesely paslaşması sonrası çember altında nikola kalinic’i görüyor ve ters taraftan iki sayı buluyorduk. ray maccollum potaya tek başına gidiyor ve iki sayı alıyordu sessiz bir şekilde. sinan güler, jan vesely’nin perdesinde nikola kalinic ile duvar pasında potoya gidiyor ve iki sayı ile dönüyoruz bir daha: 36-21. ray maccollum gene kendi başına gidiyor, jan vesely üzerinden başarısız bir deneme ile sonuçlanıyor, alınan ribaundda oğuz savaş iyi faydalanıyor ve bir de faul: 1/1. melih mahmutoğlu, sinan güler ile paslaşması sonrası kendi topunda jan vesely perdesi ile beraber üç sayılık atış denemesinde başarılı olacaktı ki, doğuş özdemiroğlu tarafından faul ile durduruluyor + basket: 40-26 (1/1). melih mahmutoğlu savunasında ray maccollum, sinan güler’in fiziksel teması sonrası faul ile durduruldu. doğuş özdemiroğlu’nun kurduğu oyunda ray maccollum ile paslaşıyor, jeremy evans-doğuş-jeremy evans duvar pasında smaç ile bitirdiler. sinan güler’in kenardan başlattığı topta, nikola kalinic’e pasında, o da melih mahmutoğlu’nu görüyor penetresiyle iki sayı daha alıyordu. rakibin hızlı ve senkronsuz hücum denemesinde, ahmet düverioğlu dr alıyor bobby dixon ise stanton kidd‘e kaybediyor ve iki sayı daha alıyorlardı. bobby dixon‘ın oyun kurduğu hucümda oğuz savaş tarafından faul ile durdurulan melih mahmutoğlu (2/2) başarılı bir oyun çıkarıyordu bu maç adına. bobby dixon kaçırdığımız top sonrası stanton kidd penetresi ile beraber potaya gidiyor ve onun da kaçırıdğı topta ahmet düverioğlu ribaundu alıyor ve nikola kalinicerick green paslaşması sonras potaya gidiyor ve faul ile durduruluyor (0/2): 44-31. erick green, bobby dixon’nin pasında gigi datome ile buluşturuyor topta tepeden çıkardığı üç sayı dönüyorduk. bobby dixon’nin kurduğu oyunda, joffrey lauvergne stanton kidd tarafından faul ile durduruluyor ve bu atağı da sayıyla geçiriyorduk: 2/2. son topta joffrey lauvergne ile mücadele ediyoruz fakat ray maccollum son topu başarışlı bir şekilde kullanıyor ve ilk yarının skorunu belirliyordu: 46-37. [13/21(.61) 2sa, 4/10(.4) 3sa, 4/4fa, 4-10(14) rb, 9as]

ray maccollum ile başlayan rakip atağında, stanton kidd ile girdiği paslaşmada ray maccollum kısa mesafeli şutunda başarısız oluyor, defansif ribaundu nikolo melli alıyor, marko guduric ile paslaşması sonrası marko guduric, kısa mesafeli atışında başarılı oluyordu. ray maccollum ile başlayan atakta oğuz savaş ile paslaşmasında başarılı bir oyunla o da iki sayıyı alıyordu. kostas sloukas ahmet düverioğlu ile paslaşıyor, jeremy evans nikolo melli‘ye faulü sonrası pozisyon değerlendirilmek üzere masa hakemlerine başvuruluyor. kostas sloukas kenardan başlıyor, nikolo melligigi datome ve sonrasında marko guduric‘e pasında elinden kaçırıyor, kostas sloukas topu alıyor ve gigi datome üç sayılık atışında başarısız oluyordu. oğuz savaş’ın top kaybı sonrası marko guduric penetresiyle beraber turnikesi sonrası başarılı oluyordu: 50-41. ray maccollum, michael eric’le paslaşıyor ve gigi datome tarafından faul ile durduruuluyor. kostas sloukasgigi datome paslaşması sonrası atış isabetli olmadı ve zanis peines penetresi sonucunda güzel bir smaç ile tamamlıyordu. ahmet düverioğlu, kostas sloukas‘tan aldığı pasta potaya penetre ediyor ve sayıyı alıyordu. ray maccollum boş hücumda üç sayılık bir atış kazanıyordu her zamanki gibi. marko guduric nikolo melli‘yi görüyor alçak postta ve ondan gelen üç sayı ile atağı tamamlıyorduk. nikolo melli’den nikola kalinic’e pasında zanis peinestarafından faul ile durduruluyor, jan vesely kenardan başlattığı topta nikola kalinic’i gördüğü topta ve ters turnikesinde iki sayı ile tamamlıyorduk. kostas sloukas, jon diebler’dan topu çalıyor fakat öncesind` nikola kalinic tarafından faul durduruluyordu: ½: 60-49. michael eric’ten gelen pasta jan vesely, zanis peines’e güzel bir blok yapıyor ama nikola kalinic faul yapmıştı çoktan. kostas sloukaserick green alçak postunda aldığı topta joffrey lauvergne dönerek smaç ile bitirdi. son topta joffrey lauvergne, bobby dixon ile paylaştığı topu jan vesely’ye yönlendiriyor ve onun da pota altında gördüğü joffrey lauvergne sol eliyle potaya gidiyor basket faul alıyordu: 0/1: 68-56. [21/31(.65) 2sa, 15/32(.47) 3sa, 22/29(.76) fa, 5-16(21) rb, 14as]

erick green ile kenardan başlayan oyunda bobby dixon topu sürüyor ve penetresi sonrası emircan koşut’un üstünden potaya gönderiyor ve başarılı oluyordu. emircan koşut’un oyununda stanton kidd ile başarısız oluyorlar ve joffrey lauvergne ribaundu bobby dixon‘a kazandırdı. bobby dixon ile oyunu kuruyoruz… erick green ile paslasması sounrası topu joffrey lauvergne’e veriyor ama teknik faul geliyordu ahmet çakıya bir önceki pozisyon sebebiyle. ilk defa faul çizgisine gelen bobby dixon 1/1 ile tamamlıyor vejan veselyile oyuna başlıyoruz pota altından,bobby dixonile paylaşıyor vejan vesely` ile duvar pası girişimi sonrası üç sayılık atışında başarılı oldu: 74-58. ray maccollum fake denemesi ile başarılı oluyor fakat bobby dixon tarafından faul ile durduruluyordu: 1/1. bobby dixonın pasında jan vesely topu smaçlamak isterken doğuş özdemiroğlu’na hücum faul yaptı. enerjisi yüksek olan melih mahmutoğlu sürdüğü topta erick green orta mesafeden kaçırıyordu. kostas sloukas joffrey lauvergne paslaşmasında melih mahmutoğlu ile paslaşıyorlar ve o da gördüğü jan vesely ile potaya gidiyor ve faulü alıyor: 2/2. ray maccollum stanton kidd ile oyun kuruyor ama orta mesafeli şutunda kaçırıyor. bir sonraki hücumumuzda kostas sloukasnikolo melli*ahmet düverioğlu üçgen paslaşması sonrası kostas slouka üç sayı atacakken faul alıyor ve 3/3 ile bitiriyoruz atağı: 86-70. michael eric kostas sloukas’ın müdahalesinde yerde kalıyordu: ½. kostas sloukas ile kuruyoruz oyunu ve nikolo melli paslaşması sonrası bir faul de michael eric’ten nikolo melli‘ye geliyordu: ½. ahmet düverioğlu, zanis peines’i hataya zorluyor ve ribaun sonrası nikolo melli‘den hatalı bir hamle sonrası ahmet düverioğlu alıyor topu, ahmet düverioğlu topu kostas sloukas ile paylaşıyor ve kurduğu oyunda ahmet düverioğlu‘nu perde olarak kullanıyorlar ve melih mahmutoğlu görüyor köşede ve o da tepeden üçlüğü yolluyor ve başarılı oluyordu. gigi datome‘den marko guduric‘ya ribaund sonrası gelen pasta erick green’le paslasması sonrası gigi datome’yi görüyor ve o da tepeden üçlüğü sallıyordu: 93-72. kapılan topta gigi datome’nin nikolo melli ile duvar pasında kaçan üçlük sonrası marko guduric, zanis peines’e fake denemesi sonrası başarılı oluyor üçlüğü gönderiyordu. üstelik erick green gene aynı pozisyon sonrası ray maccollum ekarte ediyor ve orta mesafeden yollayarak başarılı oluyordu. marko guduricnikolo melliahmet düverioğlu paslaşması sonrası top kaybı yapıyorlardı ve jon diebler bunu iyi değerlendirerek üç sayılık bir oyunla geri dönüyordu. marko guduric topla beraber iyi gidiyor ve nikolo melli ile yaptığı paslaşa sonrası ters tarafta marko guduric iki sayıyı yolluyor ve koçun da bu durumda 300. galibiyetini aldığı maçı 100 sayı ile tamamlıyorduk: 100-79

[27/40(.67) 2sa, 9/20(.45) 3sa, 17/21(.8) fa, 5-25(30) rb, 21as]

mvp: melih mahmutoğlu [18dk/12sa/1rb/1as, 2/2 2sa, ¾ 3sa (.75), 3/3 sa, 19pir] ve hücumdaki katkılarıyla joffrey lauvergne [18dk/13sa/7rb/1as, 6/7 2sa (.86), 0/3 3sa, 19pir]

15 kasım 2018 olympiakos fenerbahçe maçı

psikolojik savaş niteliğinin ön planda olacağı, son yılların defansif derbisinde, barış ve dostluk takımına konuk oluyoruz. iki takım da son saniyeleri gayet sakin bir seviyede oynuyor ve guarların öncülüğünde uzunların özverisi eşliğiyle beraber tam saha bir savaş/rekabet izleyeceğimiz su götürmez bir gerçek…

oyunun başlamasından yaklaşık bir dakika sekiz saniye sonra (8.52 kala) nigel william-goss ilk sayıyı rakibe kazandırıyordu. uzun süren sessizliğin sonrasında nikola kalinic ile orta mesafeli atışta beraberlik şansını boş çevirmeden oyuna ortak oluyorduk. üstelik nikola kalinic her zamanki gibi oyuna yön veren oyunuyla ahmet düverioğlu‘na pasında, o da kostas sloukas‘ı görüyor ve iki sayılık atışında isabet buluyordu. kostas sloukasnikola kalinic paslaşması sonrası kostas sloukas ahmet düverioğlu‘nu pota altında olağan dışı bir pas ile alley-oop‘a davet ediyor fakat o da güzel bir sayı ile farkı açma adına katkıda bulundu. melih mahmutoğlu‘nunn kaçırdığı üç sayılık atış sonrası, ahmet düverioğlumelih mahmutoğlu senkronize sorunu sonrası topu yerden alan nigel williams-goss, bu hatayı değerlendiriyor ve iki sayı daha kazandırıyordu. nikola kalinic‘in potaya penetresi sonrası nikola melli‘yi görmesi ve baskı gelmeden tekrar onunla paslaşması sonrası bu ikrama hayır diyemiyordu nikola kalinicvassilis spanoulis potaya gidiyor ve kostas sloukas‘a karşı meşhur faulünü yaptırıyor ve 2/2 ile devam ediyordu yoluna: 8-8. kostas sloukas‘ın ahmet düverioğlu ile paslaşma girişimi sonrası kaybında georgios printezis potaya gidiyor ve smaç ile bitiriyordu. kostas sloukas harika bir oyun girişimi sonrası orta mesafeli şutunda sayıyı buluyor ve sonrasında nikolo melli‘nin aldığı ribaund ile nikola kalinic‘in üç sayılık bir oyunuyla farkı açmaya devam ediyorduk: 10-16. defansı adeta iyi yapıyorduk ki, georgios printezis‘in iki sayılık atışı sonrası farkı indirme çabasında oldukları baskısı altına girmemiş gibi görünen kostas sloukas, nikola milutinov‘u karşısına alıyor ve üç sayılık başarışı bir atış gönderiyordu potaya. sonraki atakta melih mahmutoğlu bu defa nikola milutinov‘un üstüne oynuyor ve faulü alıyordu. baskıyı artırdığımız bu dakikalarda nikola kalinic ve nikolo melli ile hücumda iyi işler çıkarıyorduk ve mükemmel oyun neticesinde faul alıyorduk. vasillis spanoulis klasik ileri-geri oyunuyla iki sayıyı buluyor ve son topta gigi datome potaya gidiyordu ve georgios bogris tarafından faul ile durduruluyordu: 2/2: 18-21. nikola kalinic ve ahmet düverioğlu son topu iyi savunuyorlar ve spaunlis’i engellemeye uğşraşıyoruz ve başarılı oluyoruz: 18-21 []

vassilis spanoulis oyun kurmaya hazırlanıyor ve sağına adım atıp sol atışıyıla üç sayıyı buluyordu. gigi datomejoffrey lauvergne paslaşması sonrası iki sayı gigi datomeden geliyordu. vassilis spanoulis alev alma adına ikinci üçlüğünü de atıyordu bu arada. hucüm ribaundu sonrası alınan topta joffrey lauvergne` `marko guduric’ten gelen topu potaya yolluyor ve iki sayı ile dönüyoruz. vassilis spanoulis gizliden alev almaya başlamıştı ve faul ile durduruluyordu: 2/2. nikola kalinic kendi topunda potaya gidiyor ve kaçan topta kendi ribaundunu alıyor ve faul ile durduruluyordu georgios bogris tarafından: 2/2. iyi savunuyorduk bu dakikalarda. georgios printezis‘in pasında üç sayılık atış dahi yapamıyorlar ve vassilis spanoulis‘in axel toupane‘a pası sonrası üç sayılık atışıyla öne geçiyorlardı: 28-27. boyalı alanda bizden daha iyi oldukları kesindi bu ana kadar, ama kostas sloukas gerçeğiyle tanışmaları da gerekiyordu artık… kostas sloukas‘ın ahmet düverioğlu‘na pasında vassilis spanoulis çok iyi savunuyordu tekrar ve bu dakikaların en iyisi olsa gerek. vassilis spanoulis‘in axel toupane‘a pasında top bir şekilde nikola milutinov ile buluşuyor ve smaç ile dönüyorlardı… koç molayı alıyor ve potaya daha fazla gidilmesi, boyalı alanda çoğalmanın gerekliliğinden bahsediyordu. gigi datome‘den gelen üç sayı ile başlangıcı yapıyorduk aslında. nikola milutinov cevabı üç sayı ile verse de, bu kriz anlarında gelen melih mahmutoğlu‘nun üç sayısı bir nebze de farkın açılmasını önleme adınaydı. ikinci çeyreğin en iyilerinden biri olan nikola milutinov‘un kaçan topunda gigi datome aldığı ribaund sonrası topu melih mahmutoğlu ile buluşturuyor ve ayağı kayan melih mahmutoğlu topu nikolo melli‘ye veriyor ve üç sayılık muhteşem oyun bizimdi: 35-33. vassilis spanoulisgeorgios printezis anlaşmasızlığı sonrası gigi datome ile yaptığımız iyi savunmamız sonrası süre doluyor ve top kaybı yaşıyorlardı. nikola kalinicin kostas sloukas‘a pasında, nikolo melliahmet düverioğlukostas sloukas paslaşması sonrası kaçan topta hücum ribaundu alıyoruz ve kostas sloukas kısa mesafeli şutunda başarılı oluyordu: 35-35. üst üste atak yapıyoruz ve melih mahmutoğlu potaya gidiyor, vassilis spanoulis faul ile durduruyordu onu: 2/2. agresif oynamaya başlamışlardı ki, vassilis spanoulis‘in pasında georgios bogris ile kaçan top sonrası, nikolo melli‘nin kostas sloukasa pasında georgios bogris tarafından faul ile durduruyordu: 2/2. georgios printezis‘in pasında nigel williams-goss potaya gidiyor ve başarılı da oldu. topun bizde olduğu anlarda top kaybı da yaşıyorduk zaman zaman. nikola kalinic‘in deyimiyle çirkin maçın özetini izliyor gibiydik bu anlarda… özellikle kostas sloukasahmet düverioğlu senkronizasyonu otutmamıştı hala. onlar da nigel willias-goss vevangelis mantzaris` ile kaçırıyorlardı. savunma moduna geçtiğimiz bu dakikalarda, vassilis spanoulis‘in son topta axel toupanea pası güzeldi fakat o kaçırıyordu ve melih mahmutoğlu faul ile durduruyordu georgios printezisi: 2/2: 39-39. [9/14(.64) 2sa, 4/10(.4) 3sa, 5/6(.83) fa, 7-16(23) rb]

8.53 kala vassilis spanouluisin georgios printezise pasında pota altında bitiriyordu… kostas sloukasmelih mahmutoğlunikolo melli paslaşmasında, melih mahmutoğlu kimsenin beklemediği anda yerden bırakıyordu ve ahmet düverioğlu smaçla bitiriyordu… vassilis spanoulis, `kostas papanikolaou’ya pasında penetre sonrası iki sayıyı buluyordu. fakat bir sonraki atakta alev almaya hazırlanan kostas papanikolaou, nikola kalinic‘in ahmet düverioğlu‘na pasında blok ile durduruyordu. bir sonraki atakta blok üstüne blok ile cevap veren nikolo melli, nikola kalinic‘in iyi savunması ile beraber nikola milutinov‘u blokla durduruyordu. rakip sistemini dağıtmak üzereydik… nikola kalinic‘in aldığı topta nigel williams-goss sportmenlik dışı faul ile durduruyordu kendisini: 2/2. 45-43. nikola kalinic oyuna yeni giren bobby dixon‘dan aldığı topu tekrar kendisine teslim ediyor ve o da adeta gözyaşı bırakıyordu kostas papanikolaou‘nun üstünden. janis strelnieks potaya gidiyor ve blok makinasına bürünmüş nikolo melli tarafından bloklanıyordu. kaçırdığımız topta bir blok da georgios printezis‘ten nikolo melli‘ye geliyordu… bobby dixon‘ın tempolu oyunuyla gelen pasta joffrey lauvergne smaç ile bitiriyor, ama nikolo melli‘den gelen oyun pasını kostas sloukas ise joffrey lauvergne ile buluşturuyor ve ardarda ikinci smacını vuramıyordu ve topu alan nikolo melli üç sayı ile bitiriyordu: 53-50. (5/13 .4 3sa) kostas sloukas kaptığı topta potaya gidiyor ve bir zamanlar mentoru olan vassilis spanoulis‘i, kendisinin iyi bildiği oyunla deviriyor ve tribünlerden de tepkiyi topluyordu. janis strelnieks son kez kuruyor oyunu ve vangelis mantzaristen topu çalan bobby dixon‘a zaman yetmiyor ve son çeyreğe gidiyoruz: 53-50. [12/27(.44) 2sa, 5/14(.35) 3sa, 11/12(.91) fa, 7-16(23) rb]

vassilis spanoulis klasikleşen pasında georgios printezis, topu buluşturduğu kostas papanikolaou iki sayı ile dönüyordu. gigi datome‘nin yarattığı alanda paslaştığı bobby dixon topu nikolo melli‘ye gönderiyor ve bir üç sayı da ondan geliyordu, öne geçiyorduk: 55-58. bobby dixon‘ınn potaya gittiği ve kaçırdığı gözyaşında, ribaundu alan joffrey lauvergne bitiriyordu atağı: 58-60. üstelik bobby dixonjoffrey lauvergne paslaşması sonrası topsuz koşu yapan kostas sloukas topla buluşuyor ve turnikesinde sayıyı alıyordu. mükemmel bir sırtı dönük oyunda nikola kalinic arkasına aldığı kostas papanikolaou‘yu ters tarafa göndererek sayıyı alıyordu: 62-62. nigel williams-goss‘un alley-oop pasında vangelis mantzaris‘in kaçırması sonrası potaya giden kostas sloukas da kaçırıyordu; iki taraf da kaçırıyordu bu anlarda. kostas sloukas‘ın kurduğu oyunda potaya gidiyor ve melih mahmutoğlu‘nu görüyor ve onun da vangelis mantzaris‘i ekartesi sonrası tepeden bulduğu üçlükle oyunu açmaya başlamıştık artık: 62-65. nikola milutinov, vangelis mantzaris‘e verdiği pasta kostas papanikolaou‘nun güzel bir perde sonrası pota altında tamamlıyordu. kostas sloukas‘ın joffrey lauvergne‘e pasında el altından nikola kalinic ile buluşturup, nikola kalinic kostas papanikolaou‘nun üstünden potaya gönderiyordu ve bir başka düello’ya da şahit oluyorduk. nigel williams-goss kostas sloukas‘ın üstünden üç sayıyı yollayarak, o da düelloya dahil oluyordu. nikola kalinic, kostas papanikolaou‘nun üstünden gönderdiği topta kaçırıyor ve nigel williams-goss –vangelis mantzaris` alley oop’u ile düello devam ediyordu. sonraki pozisyonda kostas sloukas, nigel williams-goss’tan faul alıyordu üç sayı atacağı sırada*nigel williams-goss‘un kaçırdığı toptaahmet düverioğluribaundu alıyor vekostas sloukas` ahmet düverioğlu perdesinde dışardan gönderidği topta başarılı oluyuor ve üstüste altı sayı atıyordu: 69-73. georgios printezis‘in potaya penetresi sonrası nikolo melli‘nin baskısı sonuç veriyor ve izin vermiyorduk, fakat top onlarda kalıyordu. kenardan vangelis mantzaris‘in kostas papanikolaou‘ya pası sonrası, nikola kalinicin üstünden üç sayılık denemsinde isabeti buluyordu: 72-73. koç mola istiyor fakat kenardan görmedikleri iddia ediliyor. koç masaya yürüyor… kostas sloukasnikolo mellibobby dixonnikola kalinic paslaşmasında üç sayı kaçıyor ve son topta nikolo melli, nigel williams-goss‘u akıllıca faulle durduruyordu. kostas sloukas kendisini iyi savunuyordu ve ribaundu ahmet düverioğlu ile alıyorduk oyun son bulurken…: 72-73 [16/38(.42) 2sa, 9/20(.45) 3sa, 14/15(.93) fa, 8-22(30) rb]

maçın adamı: kostas sloukas [33dk/20sa/5rb/4as, 5/10(.5) 2sa, 1/3(.33) 3sa, 7/7 sa, 22 pir] ve gizli kahraman nikola kalinic [27dk/16sa/4rb, 4/6(.66) 2sa, 1/3(.33) 3sa, 5/6(.9) sa]

9 kasım 2018 baskonia vitoria-gasteiz fenerbahçe maçı

on on beş sezonda on dört kez play-off, sekiz kez de final four oynama başarısı göstermiş, not in my house tabirinin en iyi birkaç örneğini gözler önüne seren bask bölgesi ekibiyle, şu ana kadar oynanan mücadelelerde zorluk seviyesini düşündüğümüzde bir hayli yüksek rekabet ortamında oynanmış ve bir yenisini daha izleyeceğimiz bir maça çıkıyoruz.

ilk hücum rakip takıma kazandırdığımız hava topunda baskonia adına geliyordu ama shavon shields tarafından değerlendirilemedi, alınan hücum ribaundunda tornike shengelia, nikolo melli‘nin üstünden gitme düşüncesinde başarısız oluyor ve bobby dixon topu alıyor ve biz de hucümda top kaybı yaşıyoruz. tornike shengelia bir defa daha rakip takım adına oyunu elinde tutma çabasında fakat, bobby dixon marcelo huertas‘ın buluştuğu topta ilk faulü alıyordu. bir sonraki atağımızda topla buluşan nikolo melli, tornike shengelianın iyi savunmasında sayıyı alamıyordu, top potaya dahi değmiyordu. marcelo huertas‘ın kurduğu oyunda, topu vincent poirier ile buluşturdu ve o da baskı karşısında steps yaptı. bobby dixon‘ın nikolo melli‘ye yönlendirdiği topta kaçırıyoruz ve oyun çirkin bir halde devam ediyordu halen, 1.2 sn kala atağımızda joffrey lauvergne topu kısa mesafeden potaya gönderip sayıyı alıyordu. üstüne bobby dixon üç sayıyla tanışıyordu tanışmasına ama tornike shengelia‘nın elden top almasıyla yaptığımız son hataların bedeli anlamı taşıyan bir ifadeyle 6-5 öne geçmişlerdi. tepeden bir üçlük daha geliyordu bobby dixon‘dan. shavon shields‘ın erick green‘in üstünden yolladığı topta yardımı geciktirmeyen joffrey lauvergne harika bir blok koyuyor ve bobby dixon‘ın içeri penetresinde geri dönmeden erick green‘i görüyor ve onun da gigi datome ile topu buluşturması sonrası, penetre ederek iki sayı daha kazanıyoruz. bobby dixon‘ınn kaçırdığı iki topun artdından, ilimane diop luca vildoza’nın alley-oop pasında nikolo melli‘nin üstünden smacı basıyordu. kostas sloukas’ın kurduğu oyunda, topu jan vesely ile buluşturması ve onun da potaya gitmek yerine paylaşımcı oyununda erick green’i görmesi ile turnike geliyordu. top kayıplarında 2-4 gibi bir oran vardı ki, skoru özetler neticesinde olsa gerek: 13-15. iki takım da hücum ribaundu sonrası sayı girişiminde bulunuyorlar ama çoğunda başarısız oluyorlardı. özellikle gigi datome, luca vildoza, kostas sloukas, bobby dixon, erick greenjan vesely’nin penetresinde, tornike shengelia öne kaçıp durdurma çabasında iken, topla buluşan nikolo melli de kaçırıyordu… son topta kostas sloukas‘ın pasında nikolo melli ile üç sayıyı buluyorduk: 17-15. 3,15 sn kala luca vildoza‘nın orta sahadan denemesinde başarılı oluyor ve bu sayıyla soyunma odasına gidiyorlardı: 20-18. [4/7(.57) 2sa, 3/8(.37) 3sa, 1/1fa, 3-3(6) rb]

ikinci çeyreğe luca vildoza’nın ilimane diop’a gönderdiği top ile ilk sayılarını kazanıyorlardı. kostas sloukas’tan jan vesely’ye gönderilen topta, marko guduricin topla buluşması sonrasında üç sayılık atıştaki başarısızlığınnda jan vesely’nin aldığı ribaund’da kostas sloukas’a yolluyor ve o da faul ile durduruluyordu… iki takım da çirkinlik tabirini gayet fazlasıyla karşılıyorlar olsa gerek. yapılan top kayıpları sonrası marko guduric ve marcelo huertas bu konuda başı çekiyorlardı. jan vesely oyunu kuruyor ve gigi datome ile buluşturduğu topta üç sayılık isabet geliyordu. önce nikola kalinic sonra kostas sloukas’tan bulduğumuz üç sayılık atışlar sonrası matt janning, nikola kalinic’in üstünden bulduğu üçlük ile cevabı vermeye çalışıyordu ama kaçan topta ilimane diop hücum ribaundu alıyor ve basket faul ile durduruluyordu. ilimane diop iyi oynuyordu bu dakikalarda ve gigi datome‘nin smaç denemesinde dahi blok koyma özgüveni gösteriyor ve gönderdiği topta luca vildoza kaçırıyordu. nikola kalinic’in aldığı defansif ribaund sonrasıkostas sloukas` penetresi ile iki sayı daha kazandırıyordu hanemize. kostas sloukas’ın joffrey lauvergne’e pasında, jan vesely`’nin pota altında top ile buluşmasıyla faulu alıyor ve kaçırmadan (2/2) hücumu tamamlıyorduk. alan savunması yapmaya hazırlanan rakip, kostas sloukas’ın joffrey lauvergne‘e asisti sonrası bulduğu üç sayı ile öne geçiyoruz ve oyunu hareketlendiriyordu: 28-29. gigi datome‘nin yerden sektirerek verdiği akıl dolu pas ile son top olmasını umduğumuz oyunda kostas sloukas’tan joffrey lauvergne’e al da at pasında iki sayı daha buluyorduk. pota altında kostas sloukas ile yaşadığımız top kaybında jason granger nikolo melli tarafından durduruluyor ve kazandığımzı topta gigi datome ise faul ile durduruluyor ve zor olanı yaparak kaçırıyordu… nikola kalinic ve tornike shengelia arasıdaki oyun çekişmeli bir hal almaya devam ediyordu. son topta jason granger üç sayılık bir deneme sonrası kaçırıyor ve vincent poirier marko guduric‘e hücum faul yapıyor ve atışları 1/2 ile tamamlıyoruz: 33-33. [6/13(.46) 2sa, 5/13(.38) 3sa, 5/6fa, 4-6(10) rb]

luca vildoza ile başlayan oyunda, melih mahmutoğlu tornike shengelia’ya faul yapıyor, top kaybı yaptığımız atakta, luca vildoza üç sayı daha buluyordu. melih mahmutoğlu bu defa topu nikola kalinic ile buluştuyor ve geçiş oyununda kostas sloukas üç sayıyı gözler önünde açık bir şekilde el üstünden potaya yolluyordu. aldığımız defansif ribaund sonrası kostas sloukas faul ile durduruluyor luca vildoza tarafından. kenardan başlayan oyunda joffrey lauvergne smaç ile maçın adamı olma yolunda ilerliyordu sanki, kim bilir? kostas sloukasahmet düverioğlujoffrey lauvergne ile pace and space denemesinde üç sayı joffrey lauvergne tarafından geliyordu. melih mahmutoğlu’nun aldığı faul sonrası fark yine açılıyordu adeta: 45-41. önce gigi datome sonra ahmet düverioğlu ile hücumda ribaundu alıyorduk, ama hatalar da ardı ardına gecikmiyordu. kostas sloukas’ın joffrey lauvergne’i görmesi ve onun smacı gelirken vincent poirier tarafından yapılan faul’de 2/2 ile dönüyorduk. joffrey lauvergne’in pasında melih ahmutoğlu üç sayılık bir atışla bizleri adeta tekrar oyuna geri dönmemiz adına umutlandırıyordu. potaya giden kostas sloukas faul ile durduruluyor ve kemik sesleri kulaklarımızda çınlıyordu adeta. kendi başlattığı oyunda jan vesely iki sayıyı buluyor ve ikili oyunlarda üstünlüğümüzü kabul ettiriyorduk artık. önce melih mahmutoğlu faul alıyor sonra jan vesely ilimane diop’u zorluyor ve steps yapmasına ön ayak oluyordu. luca vildoza ile üç sayılar ve kişisel hatalarımız sonrası cezalandırılıyorduk. fark açılmıştı gene: 55-48. son topta bobby dixon ise hücum faul yapma hatasına düşüyor ve oyun böyle sona eriyordu: 55-48. [8/18(.44) 2sa, 8/18(.44) 3sa, 8/11(.72) fa, 7-11(18) rb]
ıyi savunma ile başlıyoruz ve gigi datome’nin üç sayısı ile başlıyoruz bobby dixon’ın harika pasında. nikola kalinic’in savunmasına ihtiyaç duyduğumuz bu çeyrekte, gereğini almak adına ilk hamleyle beraber bobby dixon‘ın jan vesely‘ye el üstü pasında vincent poirier tarafından faul ile durduruluyor ve 2/2 ile geri dönüyorduk, daha öncekki faul atışlarında olduğu gibi. rakibin ataklarında biraz yavaş kalıyorduk ve patricio garino üç sayı ile tanışıyordu. üç sayılar demişken, 5/20 (.25) ve 9/19 (.47) gibi bir oran vardı. nihayet nikola kalinic’in harika el üstü pasında jan vesely iki sayı ile tamamlıyordu. alınan defansif ribaund sonrası jan vesely, topu bobby dixon‘a teslim ediyor o da topu sürüyor, nikola kalinic’i görüyor ve üç sayı ile tamamlıyorduk atağı: 59-58. yapılan kısa hamleleri işe yarıyordu ve rakip top kayıplarına devam ediyordu. çıldırmak üzereydiler geri dönüşlerimiz üzerine ve ısmail şenol’un deyimiyle “öyle bir abartıyorlardı ki, hiç baskonia lehine faul çıkmıyormuş gibi.” davranıyorlardı… bobby dixon joffrey lauvergne’e bir iki sayılık pas da veriyordu ve vitesi artırmaya devam ediyorduk… bobby dixonnikola kalinic paslaşması sonrası kaçan topta gigi datome ribaundu alıyor, topu korumayı başarıyordu; düşmek üzereyken nikola kalinic’i görüyordu; 0,1 sn kala potalı atışında iki sayıyı kazandırıyordu. bir de teknik faul alıyor ve gigi datome ‘nin 1/1 atışı ile eşitliği yakalıyorduk: 63-63. bu salonda geriye düşmek kolay, ama geri dönmek cidden zor olsa gerek. defalarca örneğini yaşadık son iki sezonda… to bizdeydi. nikola kalinic‘in aldığı ribaund sonrası kurmaya hazırlandığı oyunda, gigi datome dönerek atıyor ve iki sayıyı başarılı bir şekilde alıyordu. nikola kalinic ne yapsa iyi yönde geri dönüyordu bize ve 5sn hatasına (kenardan topu oyuna sokma süresi) bile zorluyordu rakibi. yetmiyor luca vildoza’dan faul bile alıyor sağ eline gelen darbede; bunlar sadece otuz saniye içinde gerçekleşti: 2/2. kendi penetresi ile potaya gider gibi yapıp gigi datome’ye asistinde dahi iki sayı daha kazandırıyordu: 67-69. ilimane diop’un kaçan faul atışı sonrası tornike shengelia iki sayıyı buldu ve şimdi eşitlik zamanı. kostas sloukas, nikola kalinic‘ten aldığı pasta ilk defa kaçırıyordu üç sayılık atışı, ama sorun değildi. matt janning’in kaçan topunda defansif ribaundu alan nikola kalinic, üstüne hücumda faul alıyor ve 2/2 ile tamamlıyordu: 70-71. son 36,2 sn… matt janning üç sayılık atışı kaçırıyor, hücum ribaundunu tornike shengeli alıyor ve o da üç sayılık atışı kaçırıyordu. ve tekrar hücum ribaund almaya çalışırken kostas sloukas ribaundu kazanıyor ve matt janning tarafından sportmenlik dışı faul ile durduruluyor: 1/1. kenardan başlıyoruz gigi datome ile ve akıl dışı bir faul alıyoruz gene: 2/2. skor 70-74. son topta tornike shengelia’nın çabaları yetmiyor ve sadece iki sayı bulabiliyorlardı… 72-74. [13/26(.5) 2sa, 10/15(.4) 3sa, 18/21(.85) fa, 9-17(26) rb]

maçın adamı: joffrey lauvergne [15 sa/2rb/2as, 5/6(.87) 2sa, 1/1 3sa, 20pir] ve destekleriyle gigi datome [16sa/5rb/1as, 3/6(.5) 2sa, 2/6(.33) 3sa]

1 kasım 2018 fenerbahçe bayern münih maçı

sezona sürpriz bir başlangıç (2-2) yapan bayern munchen, 3 sayı atışları ve hızlı adımlarla oynayan uzunlarıyla da izleyenleri doyuran bir kadro karşısında, alışılagelmiş metallica şarkıları ile salona geliyorlardı oyuncularımız bir bir…

hava atışı ve başlıyorduk. kostas sloukas oyunu kurmaya hazırlanıyor, potaya gitmesi ve nikola kalinic‘i görmesi arasında saniye farkı dahi yokken üç sayılık bir oyunla öne geçiyorduk. rakip uzunlarından devin booker penentresi sonrası sayıyı alıyordu. sırtı dönük oyunuyla bu sezon iyi bir başlangıç yapmış olan joffrey lauvergne, aynısını tekrar yapıyor ve başarılı olmaya devam ediyordu bu konuda. topsuz koşusunda derrick williams topu vladimir lucic ile buluşturuyor, savunmada iyi bir performans göstersek de dip çizgiden atışını yapıyor ve sayıyı alıyordu. kostas slokuas‘ın uzun bir pas sonucu joffrey louvergne’in iki sayısıyla karşılık veriyorduk. nihad djedovic, bir uzun olarak savunmamızdaki boşluğu görüyor ve üçlüğü alıyordu. belki de bu sezon en iyi yaptığımız şey olan sırtı dönük oyunda nikola kalinic, nihad djedovic‘in üstünden üç sayılık bir atışıyla başarılı oldu. stefan jovic‘in boşluğunu iyi gören gigi datome, vücudunu ortaya koyuyor ve faulü alıyordu (2/2). farkın artmasını önlemek adına, vladimir lucic ikili oyunda orta mesafeden atışıyla sayıyı alıyordu. joffrey louvergne ve gigi datome ise nihad djedovic‘in üstünden aldığı pasla potaya gidiyor ve sayı… vladimir lucic oyuna iyi başlamıştı ve nikola kalinic onun üç sayı atışı sırasında faul alıyordu. üstüne nikolo melli ile top kaybı yapıyor, derrick williams smaç ile bitiriyordu atağı. nikola kalinic üç sayılık atışı kaçırmıştı, nikolo melli ribaund’u aldı, potaya giderken kendisine faul yapıldı. kenardan topu oyuna sokuyoruz, kostas sloukas topu joffrey louvergne‘e yönlendiriyor ve smaç ile dönüyorduk… rakip oyunu kurmaya çalışırken devin booker‘a müdahalesi sonrası kostas sloukas topu çalıyor ve tekrar joffrey louvergne ile buluştuyor, sayıyı alıyoruz ve kostas sloukas dördüncü asistine ulaşıyordu… rakibin hızlı ataklarına alışmaya başlamıştık, topsuz oyunda nihad djedovic, nikolo melli‘ye fırsat dahi vermeden topu potaya yolluyor ve sayıyı alıyor; marko guduric’in top kaybında ise stefan jovic ilk sayılarını alıyordu. şu ana kadar ikişer top kaybı yapan ekiplerde, bunun etkisini daha fazla hisseden taraf biz olsak gerek, ki kostas sloukas bundan hiç etkilenmemişe benziyordu ve topu jan vesely ile buluşturuyor ve hücum süresinin bitmesine bir saniye kala sayıyı alıyorduk. kendi kurduğu oyunda nihad djedovic, pasını maodo lo‘ya yolluyor ve üç sayıyı alıyorlardı. jan vesely öyle bir sayı atıyordu ki, yaptığı dribbling ile rakibi öylece sarsmıştı adeta. üç sayı yemeye devam ediyorduk. kostas sloukas penetresinde topu jan vesely ile buluşturuyor, tekrar alıyor ve ahmet düverioğlu‘na verdiği pasta o da smaçla bitiriyordu (6as). devin booker, ribaund üzerinden aldığı iki top sonrası bizi zor duruma düşürmekte gecikmiyordu. kostas solukas’a bağımlı oynadığımız bir oyun ile üç sayıyı alıyor ve oyun eşitleniyordu. 26-26. kostas sloukas son topta eşleşmeyi iyi yapıyor, maodo lo‘yu hataya zorluyor ve faulü alıyordu (2/2): 28-26.

[9/10 2sa (.9), 2/4 3sa (.5), 4/4 fa (1), 3 rb (2-1)]

leon radosevic iki sayı ile başlıyordu rakip atakta. jan vesely‘nin iyi gördüğü ters eşleşmede gigi datome ile topu buluşturması ve onun da iyi yer tutmasıyla iki sayılık bir oyunla dönüyorduk ataktan. bobby dixon ile başlayan bir başka oyunda, alınan faul sonrası, ahmet düverioğlu ayaklarını iyi kullanıyor, pota altında sayıyı alıyordu. bir başka pozisyonda jan vesely‘nin pasında ahmet atışı kaçırıyor fakat aldığı ribaund sonrası topu gigi datome ile buluşturup üç sayıyı alıyorduk. rakibin oyununda ise gigi datome, ahmet düverioğluna yardım ediyor ve bir nevi takım oyunu sergiliyorlardı defansta da. erick green ilk defa oyuna giriyor… bobby dixon‘ın üçlüğünde ribaund’u alan jan vesely‘nin iki sayısı ile tamamlıyorduk atağı. savunmada üstünlüğü ele almıştık artık: 38-33. erick green aldığı topta jan vesely‘ye asistini yapıyor ve kısa mesafedeki sayıyı alıyorduk. defansta yaşadığımız anlaşmazlık sonrası potamızda gördüğümüz sayı ile bobby dixon cevabını üç sayı ile veriyor ve sorunsuz bir oyun sergiliyordu. üç sayılık atış denemelerine devam eden rakip, aldıkları hücum ribaundlarıyla hayatta kalmaya çalışırken, hatalı oyun sonrası bir de faul yapıyorduk. zjelko obradovic çok kızmıştı bu duruma ve mola gecikmedi. 17/26 (.66) şut isabeti ile oynayan rakip için, -bizim adımıza bir hayli yüksekti- ki bu durum euroleague için de yüksek olduğu anlamına geliyordu. ikili oyunlarda rakibi durdurmakta zorlanmaya başlamıştık tekrar. kalina kurduğu oyunda faulü aldı neyse ki, oyunu tekrar başlatıyorduk, kaçan atış sonrası jan vesely smaç ile bitiriyor ve derin bir nefes alıyorduk: 47-43. rakip kaçırıyor, biz de aldığımız iki ribaund sonrası, derrick williams‘ı hataya zorluyorduk. topu alamadık ama iyi iş çıkarmıştık. mola sonrası devin booker üç sayı ile dönmüştü. nikola kalinic ise fark yarattığı maçta faul almış (2/2) ve atağı tamamlayabilmişti. top kayıplarıyla ve rakibin hücum ribaundu ile bulduğu sayılar bu duruma getirmişti defansta bizi, ki petteri koponen ancak böyle sayı bulabilmişti… son topta iki sayıyı kostas sloukas‘ın tam saha dribbling’i sonrası nikola kalinic ile buluyorduk: 51-48.

[14/21 2sa (.66), 5/9 3sa (.55), 6/6fa (1), 9rb (6-3)]

stefan jovic’in kurduğu oyunda,devin booker` jan vesely‘nin üzerinden orta mesafeli sayısıyla başlıyordu üçüncü çeğreğe. kostas solukas‘a danilo barthel tarafından yapılan sert faul oyunun ileride daha da sertleşebileceği anlamı taşıyordu. kenardan başladığımız oyunda kostas sloukas topu marko guduric’e veriyor ve o da boş kalangigi datomeile buluşturduğu topta üç sayıyı alıyorduk.vladimir lucic`’i hataya zorladığımız ve savunduğumuz oyunda, pota altından nihad djedovic ile buluşturduğu top, perdenin aksi yönünde giderek iki sayıyı buluyordu. işlerin zorlaştığı bu anda çift oyun kurucu ile sahadaydık. bobby dixon üç sayılık atışı kaçırıyor, kostas sloukas ribaundu alıyor ve o da kaçırıyor, sonrasında joffrey louvergne sayıyı kazandırıyordu. anlaşmazlıklar sonucu yapılan top kaybında, danilo barthel smacı gigi datome‘nin üstünden vuruyor; oyundan düştüğümüz bu zamanlarda stefan jovic crossover’ı ile tekrar gigi datome‘nin üstüden atışını yapıyor ve sayıyı alıyordu. kostas sloukas bu tarz oyunlara alışmış olsa gerek artık, ki bu defa bağlantıyı ahmet düverioğlu ile kuruyor ve smaçla dönüyorduk. `nikola kalinic’in çaldığı topta benzeri bir pozisyonla sayıyı alıyordu ahmet düverioğlu. nihad djedovic‘in kaçırdığı üç sayılık atış sonrası kostas sloukas‘tan gigi datome‘ye asist geliyordu ve rakibi sıkıştırıyorduk bu dakikalarda. bu defa maodo lo kaçırıyordu üç sayılık atışı. derrick williams‘ın taraftara oynamaya başladığı bu dakikalarda, kaybettiğinin sinyalini almıştı sanki, taraftarın tepkileri sonrası. marko gurudic topu derrick williams’dan çalıyor ve potaya penetresi sonrasında sayıyı alarak ilk cevabı veriyordu. top kayıpları tersine dönmüştü, taraftarın da destekleriyle. son topta sinan gülerin nikolo melli‘ye asistinde son çeyreğe eşitlikle giriyorduk: 65-65.

[20/30 2sa (.66), 7/12 3sa (.59), 10/11fa (.91), 11rb (6-5)]

derrick williams, ahmet düverioğlu‘na karşı koyamıyordu adeta. atılan şutların kaçması ve yapılan ribaund hataları sonrası derrick williams‘a sakin olması hakkında uyarı geldi dejan radonjic‘ten. marko gurudic‘in kaçırdığı üçlüğün üstüne nikola kalinic topu tamamlıyordu. stefan jovic kaçırıyor, kostas sloukasmarko guduricjan vesely paslaşmalarıyla öne geçiyorduk. 72-71. saçma bir hareketle jan vesely‘nin üstüne doğru giden derrick williams doğal olarak bloğu yiyor ve üstüne oyundan çıkarken jan vesely‘nin ona bakış atması dikkatlerden kaçmıyordu. stefan jovic‘in iyi oynadığı oyunda, marko guduric‘in üstünden üç sayıyı alıyordu. kostas sloukas derrick williams‘ın üstünden jan vesely ile bağlantıyı kuruyor ve smaç ile bitiriyorduk atağı. derrick williamskostas sloukas ters eşleşmesinde petteri koponen ile iki sayıyı buluyorlardı, ama derrick williams kendi kuyusunu çoktan kazmışa benziyordu. bir başka kostas sloukasjan vesely bağlantısında gigi datome top ile buluşuyor ve mükemmel bir oyun sonunda üç sayıyla dönüyorduk. şimdi daha da eğlenceli olmaya başlamıştı maç: 77-76. stefan jovic‘in oyununda derrick williams‘a kusursuz bir savunma yapan nikola kalinic, top kaybına zorlamıştı bir daha. kostas sloukasgigi datomekostas solukas paslaşması sonrasında top marko guduric‘e ulaşıyor ve üç sayı ile dönüyorduk tekrar. baskının daha da artmasıyla stefan jovic‘in top kaybında, kostas sloukas (10as) topu tekrar marko guduric ile buluşturdu ve üç sayılık bir oyun daha geldi… oyuna iyi başlamışlardı ama şu an yapacak güçleri kalmadı ve taraftarın da etkisiyle bu durum olması gerekene doğru dönmüştü. defansif ribaundu alan kostas sloukas, topu sürüyor ve gigi datome‘ye yönlendiriyor ve o da sessiz bir asistle jan vesely‘ye veriyordu, sonrasını tahmin etmek işten bile değil… smaç: 86-80. nihad djedovic‘in asistinde vladimir lucic marko guduric‘in üstünden kısa mesafeli şutu buldu ama, sonrasında kostas sloukas‘ın müdahale dahi edemediği top kaybında nihad djedovic, ribaund’u alıyor ve vladimir lucic ile buluşturuyor… son iki topun bizde olduğu oyunla, kostas sloukas ve gigi datome’ye yapılan fauller ile (1/2) zaman geçiyor… artık kolay bir maçın olmadığı euroleague‘de bir kavgavari karşılaşmanın sonucunda güçlü kalmayı başararak kazanıyorduk: 88-84.

[25/38 2sa (.65), 9/19 3sa (.47), 11/14fa (.78), 18rb (9-9)]

mvp: gigi datome [30dk, 19sa (2/3 2sa, 2/5 3sa, 3/4fa), 1rb/1as, 24pir] ve gizli kahraman jan vesely (16sa/5rb/2as).

19 ekim 2018 zalgiris kaunas fenerbahçe maçı

sezonun ilk deplasmanında, muazzam tribünler önünde, geçen sezonun açık alanda en zorlandığımız takımlarından biriyle oynuyorduk.

hava atışıyla joffrey lauvergne topu bize kazandırdı ve atağa başladık. sanssız diye niteleendirebileceğimiz bir top kaybı ile rakip atağına hazırlanıyordu. öne geçtiler. bizim atağımızda ise nikolo melli güzel oyununda faul almayı başardı ve 2 sayıyı da atarak atağı tamamladık. taraftar baskısını da arkalarına aldıklarında iyi bir oyun oynuyorlardı. bize geçen topta beraberlik şansını da değerlendiremiyorduk. tipil bir tempo oyunuyla, arturas milaknis ile 3 sayılık bir atak ile döndüler. üstüne bir de top kaybımızla gelen 2 sayı moralleri bozuyordu: 7-2. koç kızgındı ve mola dönüşü gigi datome ile hayata yeniden başlıyor gibiydik adeta ve kostas sloukas atağı 3 sayı ile bitirdi ve oyuna ortak olmaya hazırdık. brandon davis, kendisinin klasik pota oyunu ile topu kaçırıyordu ve biz de ataktan boş dönüyorduk. birkaç atak, karşılıklı olarak böyle geçti. en aktif diyebileceğimiz oyuncumuz nikolo melli, nikola kalinic’in de dahil olmasıyla oyunda daha da aktif oluyorduk, özellikle pota altında: 19-16. neyse ki oyun kurabiliyorduk, bobby dixon ile genişleyen çift guard rotasyonunda. sevincimizi kursağımızda bırakırcasına gelen bir oyunla arturas milaknis , ki bu hataları defalarca yapmıştık geçen sezon, ilk çeyreğe son üçlük ile giriyorlardı: 25-18. [6/10 sa (.6), 2/4 3s (.5), 4/5 fa (.8), 1-4 rb (5)]

ilk sayılarımızı yiyerek başlıyorduk ikinci çeyreğe ve jan vesely de ciddi bir faul problemiyle karşı karşıya olduğu için fazla müdahale edememişti. iyi kurulan oyunlar dahil olmak üzere, penetre sonrası top kayıplarımız devam ediyordu… iki takım da birbirine yakın bir oyun tarzı ile oynadığı için zorlanmalar yaşıyor fakat kaçan şutlarımız ile beraber gerideydik. brandon davis‘in devam iyi oyununa karşılık joffrey lauvergne hamlesi gecikmedi, üstelik nikola kalinic, jan vesely‘ye asisti sonrası smaç geliyordu. 29-20. birebirleri iyi oynuyorlardı hala, avrupa’nın sırtı dönük oyununu en iyi oynayan iki oyuncudan biri olan edgaras ulanovas, diğeriyse georgios printezis, faulü alıyor, hataya zorlamaya devam ediyordu. joffrey lauvergne üçlüğü kaçırıyor, nikola kalinic ribaund sonrası faulü alıyordu. üçlükleri kaçırıyor ve üstüne brandon davis hücum ribaund ile sayıyı alıyordu. biz ise defansif ribaundlarda çok zayıftık. oyun kurmakta o kadar fazla zorlanıyorduk ki, rakip bireysel yetenekleri ile oynayıp farkı açmaya devam ediyordu. şöyle bir gerçek var ki, oyun içi iletişimimiz zayıftı ve azalıyordu gitgide. faul üstüne faul yapıyor ya da ribaund veriyorduk. koç sinirliydi ve molayı almıştı… birebir oynayan ve hücum yapan takımlara karşı takım yardımlaşması üzerine yaptığı uyarılar dikkat çekiyordu. mola sonrası ilk sayımız kostas sloukas ile geliyordu. tempo düştüğü anlarda, her zamanki gibi faul yapıyorduk ki 18 faullerden yemiştik. marko guduric üç sayı ile bir şeyler vermeye çalışıyordu sanki, ama yeterli değildi. kalıcı olması bile yeterliydi aslında… agresif bir oyunla atakları bozmaya başladığımız anda, marko guduric iki asist ile ayakta kalmaya çalışıyordu ve sonraki atağında faul almayı başarmıştı jan vesely‘ye yaptığı asist sonrası (2/2). rakibin top kaybı yaşamasındaki en önemli oyuncu olan kostas sloukas, geniş oyunda yapılan faul sonrası 2 sayılık bir seri ile her şeyi yoluna koymaya başlamıştı: 38-31. uzun süren üç sayılık sessizliğimiz nikolo melli ile bozuluyordu ve biraz da olsa oyunu toparladık. farkı fazla azaltamasak da sekizde korumayı başardık diyebiliriz: 42-34. [13/21 2sa (.61), 3/7 3sa(.42), 7/8 fa (.87), 3-11 rb (14)]

marko guduric ile başladığımız iyi hucüm kostas sloukas ile tamamlanamıyordu, çok iyi hucümdu fakat top kaybı yaşıyorduk. rakibin kazandığı top sonrası jan vesely faulü alıyor, bir sonraki atakta adam paylaşımı sonrası yapılan hatada arturas milaknis üç sayı ile bitiriyordu atağı. kostas sloukas ise perde üstüden cevabı vermekte gecilmiyordu. üstelik kostas sloukas arkı beşe inmdiren bir üçlük de kazandırıyordu takımımıza. arturas milaknis nikola kalinic’i geçerek üç sayılık bir atış yapıyor… kaybedilen top sonrası jan vesely’nin ustaca topu kazanması ve paylaşılamayan top sonrası kazanılan atakta marko guduric‘in penetresi sonrası farkı dörde indiriyorduk: 47-43. kaçan toplar ile rakip farkı 7’de korumaya devam etti bir süre, sadece 7! neyse ki şansımız yaver gitti marko guduric 8 sayı ile devam ediyordu ve 3/3 ile üçlük atarak tamamladı şu dakikaya kadar. pota altında dahi çok zayıf kalıyorduk bu çeyrekte, ki pota dışında bir faul ancak kazanabiliyorduk. kayıplarımızı saymıyorum bile… faul atışlarımız ise yüzde ellinin altındaydı. fauller ile de başımız beladaydı, rakip için her şey yolunda olsa da… rakip adına 12 top kaybı vardı oyun boyunca boyalı alandaki yüzdeyi üst seviyeye çekmek adına ilk hamle jan vesely‘den geliyordu (10 sa). tyler ennis ise kendi adına (hiç piyasada yoktu şu ana kadar) iki sayıyı alıyor ve farkı dörde indiriyordu üçüncü çeyrekte: 57-53. [16/25 2sa (.64), 6/11 3sa (.54), 7/8 fa (.87), 4-14rb (18)]

üç oyun kurucu (kostas sloukasbobby dixontyler ennis) ile sahada olduğumuz son çeyrekte, oyunu gigi datome ve joffrey lauvergne ile kontrol altına alma planları kuruyordu koç ve joffrey lauvergne, kostas sloukas‘ın pasını çok iyi bitiriyordu ve koç hamlesinin karşılığını ilk iki sayıyla alıyordu. kısa-uzun eşleşmelerini doğal olarak beceremedik ve rakip adına cevap aaron white‘dan geliyordu. gigi datome’nin bulduğu topta, 1-1 oyununda faulü yapan da aaron white‘dı ne yazık ki… kostas sloukas üç sayı ile alev alıyordu ve kendi şutunu yaratarak 15 sayıya ulaştı: 61-58. uzundan uzuna top kaybına zorluyorduk rakibi ve oyunu kurmaya hazırlanan kostas sloukas topu bobby dixon ile buluşturdu ve yüreğimizin ağzına geldiği saha kaybı olayında, cross-over ile potaya gidiyor ve farkı ikiye indiriyordu bobby dixon. marius grigonis‘in potaya gittiği atakta jan vesely adeta “euroleague’e hoşgeldin çocuk!” dercesine blok koyuyordu. iki takım adına da mükemmel geçen bir çeyrekte, gigi datome’nin üç sayılık atışıyla öne geçiyorduk: 61-62. koçun üç oyun kurucu hamlesi işe yaramıştı. fakat bunu değiştirmesi gerekti ve normal oyunumuza dönerek üç sayılık bir hamle geldi rakipten nate wolters ile. kostas sloukas’ın kurduğu oyunda, joffrey lauvergnepotaya giderken tyler ennis’i görüyor ve tereddüt etmesiyle birlikte potaya atışıyla üç sayıyı buluyorduk. ataklarımız hız kesmeden gelmeye devam etti bu çeyrekte. rakibin kurduğu oyunu kesiyor ve kostas sloukas’ın kurduğu oyun ile joffrey lauvergne farkı yediye çıkaran sayıyı alıyordu. alexey shved sonrası belki de bizi zorlayan şutör olarak wolters, güzel bir oyun çıkarıyordu. kostas sloukasalev almaya çoktan başlamıştı bile ve bir lider gibi üç sayıyı yolladı potaya. bobby dixon ise koridor açıyor ve tyler ennis’i buluşturduğu top sonrası farkı korumaya devam ediyorduk: 72-79. tyler ennis, fark yaratmak adına faul alıyor ve 2/2 ile hucüm faul için joker gibi davranıyordu. rakibin kontrollü oyuna geçmesi sonrası ve pas trafiğini devre dışına bıraktığımız bu anlarda bobby dixon faul aıyor ve 1/2 atış ile dönüyordu.: 75-82. sonrasında bir değişiklik olmuyor ve top kaybı üstüne top kaybı yaşayan rakip, topun bizde olması ve oyun bitirme adına hamleler geliyor ve ikili averaj adına potaya gidilen topta sonuç alamıyoruz ve oyun sona eriyordu: 75-82. (ikinci yarı sonucu: 33-48)

“siz maç planı yaparsınız ama zeljko obradovic size başka bir şeyler sunar…”

mvp: kostas sloukas [17dk, 20sa (3/5 2sa, 4/6 3sa, 2/2 fa), 2rb, 5as, 25pir] ve maçı çevirmemizde etkisi büyük olan büyük yürekli adam: bobby dixon (7/2/2).

17 ekim 2018 fenerbahçe khimki moskova maçı

bay üçlük ve ekibine karşı oynadığımız maç öncesi, miami heat taraftarını andıran nitelikte taraftar yoğunluğuna sahiptik ve ülker sports arena‘da rakibimizin eski oyuncusutyler honeycutt unutulmamıştı… rakibin tehlikeli dış atışlarının farkındalığı içinde olduğumuz maçta, ribaund (özellikle hücum) ve fauller ayrı bir öneme sahipti, derken metallica‘dan wherever ı may roam eşliğinde, çift maç haftasının ilk ayağında sahaya çıkıyorduk…

ilk topun bizde olmasıyla başladığımız maçta marko guduric‘in nikolo melli‘ye asistinde ve ona yapılan faulle (2/2) güzel bir başlangıç yapıyorduk. sonrasında rakibe kaptırılan pozisyonda jordan mickey ile ilk sayılarına bulan rakip, hızlı oyun oynama arayışına giriyordu. nikolo melli‘nin kaçan üçlüğü sonrasında gigi datome‘nin gelen bloğu ile topu marko guduric‘le buluşturuyor, potaya giden marko topu dışarı yolluyor ve gigi’yle beraber 3 sayıya ulaşıyorduk. rakibin 3 sayı ile cevabı vermesinin üzerinden henüz birkaç saniye geçmeden nikolo melli potaya gidiyor, üstüne iyi bir başlangıç yapıyordu… alexey shved‘in jan vesely‘yi aşan üçlüğü ise homurtu tepkisiyle bütünleşmişti adeta. bu arada gigi datome‘nin 5 ve nikolo melli‘nin 4 güzel sayılarıyla mükemmel bir italyan başlangıcı yapmışlardı. marko ise yediği fırçaların karşılığını güzel bir üçlük ile alıyordu, ardından potaya gidip rakibi ekarte ettikten sonra kostas sloukas‘a üçlük asisti yapıyordu: 15-11. nikolo melli‘nin sırtı dönük oyunlarıyla mest oluyorduk adeta, üstelik bu sezona skorer kimliğiyle dönen, umarız bir sakatlık olmazsa devam etmesini umduğumuz ve sezona iyi başlayan nikola kalinic iyi işler çıkartıyordu ve melih’in asistiyle nikola kalinic‘e atağı bitiriyordu. yetenek dolu ataklar yapan rakibin atağını da kesip, melih mahmutoğlu‘ndan gelen asist ile atağı kapatan nikolo melli skoru 22-16’ya getiriyordu. pota savunması niteliğinin karşılığını iyi veriyorduk, kostas sloukas ise bir üçlük daha bulmuştu, alkışlar adeta bizleri heyecanlandırıyordu… : 28-21. [ 5/6 2sayı (.83), 5/6 3sayı (.83), 3/4fa (.75), 4rb (0-4) ]

melih mahmutoğlu ve joffrey lauvergne‘in iyi başladığı ikinci çeyrekte joffrey lauvergne potaya gidiyor, üstüne bir sonraki atakta melih’in kaçan üçlüğünde tipliyordu ve üstüne bir de faul kazanıyordu: (0/1). tyler ennis ilk toplarını kullanma çabasına girmişti, yapılan top kaybına rakibin atağıyla karşılaşmıştık. tyler ennis‘in pes etmeye niyeti yoktu ve cevabı ayakta alkışlanacak kadar güzeldi… rakip 8/10 üçlük (.75) isabetiyle oyunu sürdürmekteydi. nikolo melli ise çoktan alev almıştı bile… 12 sayıyla oynayan nikolo melli, topu tyler ennis ile buluşturuyor ve penetresi ile sonuca ulaşmayı başarıyordu. 8 farklı oyuncuyla (oyuna dahil olan herkes) sayı bulmuştuk şu ana kadar. melih mahmutoğlu ise asisleri sonrası, oyuna ısınmıştı ve dribbling’i ile beraber potaya gidiyor ve jan vesely‘nin smacı ile sonuca ulaşıyorduk. rakibin dengesizliği artmaya devam ediyordu… ribaundlarla sonuca iyi gidiyor ve alev alan melli, bir sayı daha alıyordu, 16 sayı fark… top paylaşımı ve boyalı alan oyununda üstünlüğümüz bariz gözle görülür düzeydeydi. defansif ribaundlarda da üstündük. hafif bir sakatlık yaşayan joffrey lauvergne, yürekleri burkuyordu, ama alkışlar eşliğinde kenara alınmasının ardından geri dönüşü ile takdiri hakediyor, faulü alıyor ve bir sayı daha atıyordu. son topa kaldığını düşündüğümüz rakip, başarısızlıkla tanışıyor ve kostas sloukas‘ın üçlüğü (buzzer beat) ile devreye 54-43 ile gidiyorduk. [15/19 2s (.78), 6/9 3s (.66), 6/11fa (.54), 4-10(14)rb]

pas trafiğini azalttığımızda oyundaki değişiklik gözden kaçmıyordu ve tempomuz gitgide düşüyordu. yaklaşık üç dakika boyunca sayı atamadığımız bu üçüncü çeyrekte, aldığımız hücum faul kıvılcım misali umutlandırıyordu bizleri… fark azalmıştı, fakat altı sayılık farkı koruyorduk birkaç atak boyunca, ta ki alexey shved kimsenin ayak uyduramadığı hatta savunamadığı bir atak sonrası iki sayı daha kazandırıyordu kendilerine. 10-0lık bir seri kazanmışlardı ve alexey 3 sayı daha atıyordu… adeta dağılmaya başlamıştık. üstelik nikola kalinic o kadar penetre ettikten sonra kolay bir turnikeyi dahi kaçırmıştı. bu son olmalıydı sanırım. bir sonraki atağımızda silkelendiğimizi umarak nikola kalinic ile mola sonrası orta mesafeli sayılar alıyor ve 4-0lık bir seri yakalıyorduk. bariz görülmekteydi ki, marko guduric‘in oyununa bakıldığında, koç maçtan ziyade geleceği düşünerek oynatıyordu. bu oyunun ve marko guduric‘in bariz 10-15 sayılık kaybedilen ataklarının başka açıklaması olamazdı. (güzel şeylerden bahsetmek gerek biraz da: nikolo melli, bence şu ana kadarki oyunuyla maçın mvpsi olabilir*i, aldığı ribaund sonrası jan vesely‘yi görüyor ve oyun tarzıyla bugün profesör gibiydi.) koca yürekli adam bobby dixon ilk defa oyuna giriyordu ve moral alkışları onun için geliyordu. (ablasını kaybetmişti geçenlerde) o da ilk orta mesafeli şutundan sayılarını buluyordu ve taraftara güzel bir cevap vermişti. 🙂 bu çeyreğin en güzel anlarından birini de nikolo melligigi datomejoffrey lauvergne üçgeniyle gelen atakta gigi datome‘den gelen sayı ile hayat buluyor ve çeyreği önde kapatmayı başarıyorduk: 66-63. [20/30 2s (.66), 6/11 3s (.54), 8/13fa (.61), 5-14(23)rb]

top kaybıyla başladığımız son çeyrekte, alexey shved sonrası en skorer oyuncuları tony crocker‘dan üçlük geliyor ve kaçırmaya devam ediyorduk. ayrıca rakip de kaçırıyordu derken, gigi datome bu duruma son noktayı koymuştu. rakibin öne geçme fırsatını değerlendiremediği bir diğer atak sonrası, bobby dixon üçlük ile dönüyor ve üstelik ateş almaya başlamıştı 8 sayıyla. buraya ayrı bir hikaye yazılmalı aslında. 🙂 3 sayılık isabetiyle beraber 11 sayı! setlerimizin bozulması sonrası bobby dixon hamlesi işe yaramıştı şüphesiz (11s/2rb/1as) ve aldığı ribaund ise tatlı niyetine olsa gerek: 77-70. bireyselliğin oyunumuzu bozduğu ikinci yarıda, jan vesely‘den gelen mükemmel asist ile gigi datome bir nebze de olsa teselli niteliğinde topu bırakıyordu potaya. geçtiğimiz sezonun f4’da en iyi performansı sergileyen bobby dixon, bir diğer en iyiyi (gigi datome) besliyor ve iki sayı daha alıyorduk skor tahtasında: 84-78. unutulmaması gereken diğer bir isimse nikolo melli idi, ki o da çift maç haftasını düşündüğümüzde, kenarda dinlendiriliyordu… son anlara girildiğindeyse çift guard ile sahadaydık ve bobby dixon rölantide gidiyor derken, bir üç sayı daha atıyor ve hali hazırda havaya girmiş takım, daha da mutlu bir konumda bitiriyordu maçı: 93-85

[22/32 2s (.68), 11/18 3s (.61), 12/17fa (.70), 5-22(27)rb.

mvp: bobby dixon [12dk, 14s/3rb/2as; 4/5 3s (.80) ve 17pır]
bir diğer kahraman: nikolo melli (16s/3rb/2as)

12 ekim 2018 fenerbahçe gran canaria maçı

şampiyonluk adayı olarak girdiğimiz sezonda, euroleague‘de ilk maçına çıkacak olan gran canaria ile oynayacağımız maç, tribünlerin özellikle öğrencilerin fazla oluşu sanırım tempoyu artıracağa benziyordu. ayrıca oyunun temposunu artırmayı umarak güzel bir sezon dilekleri tüm herkesin sahip olduğu duygu olsa gerek. özellikle kısa rotasyonunun geniş olması bizi daha umutlu yapıyor osla gerek. özellikle gigi datome ve nikola kalinic

ilk topları değerlendiremeyen rakip karşısında kostas sloukas‘ın liderliğinde potaya gidişi sonrası ahmet düverioğlu‘nun tiplemesiyle tamamlanan atak ve üstüne 4 sayıyla başlayan ahmet bizleri sevince boğmuştu adeta. çok yönlü oyun felsefesiyle dengeyi kendi lehimize çevirerek, üçlüklerin de kaçmasıyla, ribaundlar bir nebze teselli niyetineydi… kostas sloukas ve marko guduric‘in ikili oyunları bizleri maçın seyrinden koparmıyordu derken, marko guduric‘in atakları sonuç veriyordu ve gigi datome son noktayı koydu. ahmet düverioğlu aldığı fauller sonrası ilk çeyrekteki görevini tamamlıyordu ve yerini jan vesely‘ye bırakmasıyla beraber marko guduric ile kısa-uzun eşleşmelerini iyi okuyorlar ve hücümda en kötü ribaunları alıyorlardı. kırklı yaşların içindeki albert oliver ilk sayılarını alıyordu bu arada rakip adına. joffrey lauvergne‘in ribaundu sonrası kostas sloukas potaya gidiyor ve alkış neticesinde sayısını atıyordu: 15-4. nicolo melli‘den gelen çember kaçısı sonrası ufak dokunuşlarıyla jan vesely bizleri mest ediyordu adeta. tyler ennis adapte sürecinde olsa da 3 faulüyle oyun dışına alınmak zorunda kalıyordu. rakip ise 7 dk’da 6 sayı faul atışından ve 4 sayı normal olarak bulmakla yetiniyor, üstelik kostas sloukas birkaç defa nikola kalinic‘e asist yapmakla kalmayıp oyunu idare eden bir karakter ortaya koyuyordu: 22-10

gigi datome ile başlayan ikinci çeyrekteki atağımız jan vesely’nin atağıyla son buluyor velki de yılın en iyi hareketleri arasına girecek seviyedeydi. bu arada jan vesely hız kesmeden 9 sayıya ulaşmayı başarıyordu… melih mahmutoğlu’nun da oyuna dahil olmasıyla beraber jan vesely deja vu yaşar gibiydi bir sonraki pozisyonda… açık saha nikola kalinicgigi datome birlikteliği sırtı dönük oyunuyla bizleri sevince boğuyordu. bu arada rakip 3dk’da sadece 10 sayı atabiliyordu. dahil olmasıyla beraber oyunu hareketlendiren sinan güler, kostas sloukas’ın nikola kalinic’e top taşımasıyla birlikte üçlükle tanışan takım, üstüste gelen üçlükleri de beraberinde getiriyordu vekostas sloukas karakteriyle 2+1 almayı başarıyordu. üstüne bir de jan vesely ile başarılı işleri beraberinde getiriyordu: 8 sayı/5 asist. yorulan kostas sloukas, üzerine binen yük ve dağılan oyun sonası kaybedilen topların acısını çekmemek adına, zeljko obradovic mola ile sopayı eline alıyordu adeta… molaya sebebiyet veren joffrey lauvergne, mola sonrası mükemmel dönüyor ve ilk sayısını adapte olmak adına alıyordu. üstelik faul atışıyla ödüllendiriyordu kendini. 15sa/7rb/1as ile ilk yarıyı kapatan jan vesely takımı adına ilerleyen maçlar için umut vermeye devam ediyordu. ilk yarıyı 17/28 2 sayı, 2/8 3 sayı, 9/10 fa ve 8-14 (22) ribaund ile kapatıyorduk: 49-35.

çemberi zorlayarak başladığımız üçüncü çeyrekte marko guduric sarsıntıya öncü olarak direksiyonu eline almıştı: ½ fa. baskıyı cezalandırmayı başaran takımımız, rakibin baskılarını önlemekte zorlanıyordu ki jan vesely kenardaydı, fark 9’a inmişti… çözümü molada bulan koç, çabalarını gigi datome’nin 3 sayılık geri dönüşüşüyle atlatmayı başardı, 7 sayıya ulaşmıştı gigi. rakibin bitmek bilmeyen direnişini kesme uğraşı içinde olanjoffrey lauvergne, jan vesely’ye asistinde smaç ile son bulan atakta joffrey lauvergne’in basket faul ile son buluyordu: 56-41. rakip baskısı demişken, gigi datome desteğini sağlayıp çift hanelere ulaşmayı başarıyordu. bu adetea kostas sloukas’ın rakibi yıpratan ataklarının sonucu niteliğindeydi. joffrey lauvergne, jan vesely’ye borcunu ödercesine asistini yapıyordu, smaç öncesi. tempomuz artıyor, kostas sloukas dinleniyor ve sinan güler enerjisi ile destek veriyordu. üstelik jan vesely şimdiden 31 pir (verimlilik puanına ulaşmıştı). sinan güler ve marko guduric’in de verimliğini artırıyordu, ayrıca joffrey lauvergne’e üç sayılık bir de asist yapıyordu: 19sa/11rb/3a, 75-58.

6. vitese taktığımız son çeyrekte joffrey lauvergne asist, tyler ennis ise sayıyla başlamıştı ve yenilerden gelen çabalar sonuç veriyor gibiydi.joffrey lauvergne’in joffrey lauvergne’e asisti vardı ki, akıllardan çıkmayacak uzun pasları sonrası alkışları beraberinde getiriyordu. nikola kalinic’i unutmamak gerek burada, etkisi gözlerden kamayacak kadar belirgin olmalı ki, ahmet düverioğlu sayısıyla dönüyor bench’ten ve üstüne faul atışı kazanıyorduk. bir pozisyon var ki, tyler ennis mücadelesiyle takdiri hak ediyordu… son olarak, gariptir ki oyuna giren herkes sayı ile tanıştı, fakat bir kişi asist yapmadı: gigi datome

mvp: 19sa/11as/3rb ile jan vesely (34pır) ve destekleriyle gizli kahraman nikola kalinic(16/3/3)…

97-72

21/05/17 Sonrası

 

23 mayıs olmuş. şampiyonluk kutlamalarını izliyordum da,  şuradan

ne kadar da saf ve temiz bir şampiyonluk kazandığımızdan şimdi eminim.

Şampiyonluk sevincini tutukluk içinde yaşayan oyuncular ne kadar da saf, değil mi?

Kalinic, son play-off & f4 bükücü ve Bogi namı diğer takımın beyni, ne yapacağını bilemiyor hatta Kalina Zeljko diye bağırıyor; Bogi ise gülümsemekten başka bir şey yapmıyordu. Daha başka bir tabirle kendi ülkelerinden çıkması gerekip bu kupayı almak için buraya gelmiş olanları da içeriyordu bu takım. Çoktan mutluluğun denizinde boğulmaya başlamışlardı.

Türk Bayrağını sırtından indirmeyen Bobby ise en sevdiğimiz oyuncu hareketini sergiliyordu.

Her şey I’m sorry’de saklıydı. “We are the champions”ı yazabilmek için I’m sorry ile bir yıl yaşamış ve sabırla beklemiştim. Ekpe demişken, iskeletler diyarında bir mvp parçası işte bu koca yürekli adam. Takımın kalbi. Gülümsemeyi yüzünden asla eksik etmeyerek! Haketti be abi, ben demiştim….

Bu adamlar, nba’ye tutunamamış olanlardan oluşuyordu, başka bir anlatımla doğru zamanlarda yanlış takımlarda ya da yanlış zamanda doğru takımlarda oynamış olanlar da vardı.

Uçan adam gibi bir şaklabanı vardı bu takımın, güzel yürekli f4 çocuğu. Herkesin neşesini yerine getiren.

Daha da açmam gerek sanırım, daha önce -bu şampiyonluğu- yaşayıp Pero gibi nba’ye tatile gitmiş; Gigi gibi üçüncü çeyreklerin adamı, şampiyonluk sonrası saçlarını kestirme sözü veren bir paşanın saçlarını kesen bir dev vardı. Takımın gerçekten ona ihtiyacı olduğu anda üçlüklerini esirgemeyen onun çaylaklığı devretmesinin üzerinden çok geçti.

Bir de bir başka çaylaklığı beş yıl önce salan Kostas’ın ise saygıdan Yunanistan Bayrağıyla seremoniye katılmaması ise ayrı geçerli bir mütevazilik örneği.

Ne olduğunun farkında olmazcasına sevinen 2016 İtalya MVPsi haklı bir sevinç içinde, sanki kendi içinde yaşarcasınaydı.

Kupayı kaldırma gururuyla kaptanın ellerinde süzülürken herkes bir koroymuşcasına çığlık içindeydi.

Kupa, hatırlayalım 2013 yılı, Temmuz “Sonra Fenerbahçe geldi, mutlu oldum.” diyen, çalıştırdığı tüm takımlara Avrupa kupasını kazandıran, ve ‘95, Zaragoza’daki tekrarı niteliğindeki Olympiacos’u geçerek tekrar şampiyon olan Zeljko’nun ellerindeyken, şef haklı bir gurur içindeydi…

Koç, rotayı ligdeki şampiyonluğa çevirmişti tabii ki, zaferin de bir hazmı var nihayetinde…

Öncelikle “iyi ki evden kaçmışız” gibi yüzlerde tebessüme yol açan bir naralarla başlamak istiyorum bu rotaya… Fenerbahçe ve Kaptan Melih, siirtli çocukları mabedimize getirip beraber kupayı tekrar kaldırmışlardı. Güzel bir örnekti tabii.

Çeyrek finalde Tofaş’I rahat bir şekilde geçiyorduk ve Türk oyuncuların ağırlıklı olduğu bir seriydi bu; Egehan Arna ön plana çıkıyordu üçlükleri ve potaya girişleriyle genç forvet, Kaptan ve Ahmet D.’a ek olarak tabii. Saygıyla ayrılıyorduk Bursa’dan 2-0 ile.

David Blatt’I gerçekten severim. Hatta 12 Mayıs tarihli The Insider EuroLeague Documentary Series by Turkish Airlines: “Istanbul: Hoops Hub”ın son 12 dakikasında 2016 NBA Şampiyonu (biliyorsunuz, Tyron Lue sadece biblo) ve Avrupa’nın en iyisi arasındaki diyaloglar arasında koç’a söyledikleriyle über bir saygı yükledim kendisine. Tabii koç kendisine “yüzüğünü sürekli takmalısın, sen NBA şampiyonusun” demişti.

İlk maçta ağır bir üstünlük kurarak galip geldik. 18 sayı ve birer assist ve ribaund ike Kaptan MVP oldu.

30 Mayıs.

Kupayla Beştepe Ziyareti… Normal bir davranış ve tepkileri biliyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına kupayı götürmenin saçma olmadığı gibi, NBA Şampiyonları da yapıyor keza, ne kadar uç bir örnek olsa da… Abartmaya gerek yoktu sanırım. Fenerbahçe EL Şampiyonu sonuçta.

https://eksisozluk.com/entry/68506106

31 mayıs 2017 fenerbahçe darüşşafaka maçı

Koçları NBA finallerinde takım yönetmiş olan bir rakibe karşı oynadık.

İkinci yarı 18 sayı geriden gelen bir daçkaya karşılık, David Blatt’ın hamleleriyle son çekrekte sayı farkı 2’ye kadar gelirken, pota altında Antic tecrübesiyle gelen sayılar ve defansta Ekpe’nin “ben burdayım” cevabı maçı bize Daçka’nın iyi oyunununa karşı Bogi ve kalinic’in iyi oyunları ve tabii ki kaptanın hamleleriyle bize kazandırdı. Güzel bir maçtı. Euroleague Şampiyonu bu maçı kaybedemezdi…

2 haziran 2017 darüşşafaka doğuş fenerbahçe maçı:

3-0 bitmişti seri…

Söyleyecek çok da bir şey yoktu. Sadece koçun “Beni buraya bir görev için koydular. Kendi yolum var. Bunun doğru olduğunu düşünüyorum.” Sözleri kaldı geriye. Takım Oly maçından farksız bir oyun ortaya çıkardı, tüm kadro olarak. Üstelik Türk oyuncular gene formundaydılar…

 

9 haziran 2017 fenerbahçe beşiktaş sj maçı:

saygı duyulası bir rakibe karşı, güzel bir galibiyet aldığımız bir maç oldu. iyi oynadılar, hakkını vermek gerek.

ne diyebilirim ki? seri 4-3 biterse şaşırmayın yani. ufuk hoca’ya saygılar.

fakat jan vesely sıyrıldı aradan ve maçın mvp’si bizi farklı kıldı. 11 haziran 2017 fenerbahçe beşiktaş sj maçı:

son real madrid bükücü nikola kalinic iş başında…

nikola kalinic ve ekpe udoh işbirliğiyle mükemmel bir başlangıç yaptığımız maçtı ve nikola kalinic ve jan vesely yaklaşık iki aydır her maçında daha da artan performans sergiliyorlar dikkat çekerek başlamak isterim.

ilk çeyrek son şutta kostas ile bitti ve ikinci çeyreğe nikola kalin3‘ü bularak başladık. boyalı alanlarda da çok iyi işler çıkardı nikola kalinic ve ikinci çeyreği bitiren sayıyı aldı zorlu rakibimiz karşısında.

nikola kalinic, savunmada sayıları engelleyemese de, 3lükleri engellemeyi başardı.

üçüncü ve dördüncü çeyrekte nikola kalinic blok ve turnike işini çok iyi kavradı ve direksiyonu eline alarak bizi önde tutmayı başardı. son atakta barış hersek‘in ahmet düverioğlu‘na yaptığı asist ve sonrasında gelen smaç maçı özetleyen bir atak oldu.

 

14 haziran 2017 beşiktaş sj fenerbahçe maçı:

ufuk hocayı ve takımını kutlamak gerek, hiçbir gerginlik olmadığı için; hatta ufuk hoca’nın oyuncularımızı maç sonu kutlamasıyla asıl tebriği hakeden oydu.

bogi maçı bize getirdi aslında normal süredeki son üçlüğüyle. beşiktaş gibi iyi oynayan rakibe karşı bu galibiyeti almak gurur verici.

Zaman geçiyordu… kalina, gigi, jan bizimleydi…

Bogi için karar vakti ve gittiğinde

bizim canımız, fakat bir insanın canı değerlidir. can önemlidir, unutulmamalıdır ki, değişiklik de bir o kadar gerekli. eğer daha iyi bir bedende yer almayı hakediyorsa orada yer almalıdır, daha üst seviyede bir organizasyonda…

“son üçlük bogi’den gelecek” dediğim anları hatırlayıp “bak! demedim mi?” çığlıklarım vardı benim. aslında bizim, fenerbahçe taraftarının.

hüzün gereklidir, bogi’yi anlatmaya kalksak integral‘i tarihe gömeriz ve onun için özel dağılım fonksiyonları üretmemiz gerekir.

uzatmayacağım. onun fenerbahçe kariyerini buraya yazmak isterdim, ki hepimiz biliyoruz, unutmayacağız güzel adamı. euroleague‘in en iyilerinden….

yolu açık olsun.”

 

Ve onun yerine daha iyi bir aday olan ise clipper olmuştu. Tabii ki şu an avrupanın en iyi birkaçından olan teo’dan bahsediyorum.

Birkaç gün sonar ise ortalık durulmuştu. Guduric bizden biri olacaktı Sinan güler sonrası.

Gerçekler gün yüzündeydi artık.

 

euroleague‘in bizim için en iyisi, ancak nba’e gidebilirdin ancak.

-kafamıza takılan bir diğer nokta ise, golden state warriors‘ın olduğu konferansa ve o kontrata nasıl gittiğine anlam verememiz. kaan kural‘ın tabiriyle sakız parası bile değil. daha iyi bir takıma ve daha büyük bir kontrata gidebilirdin.

– herkes gelip geçicidir, sen ise kalbimizde kalacaksın; fenerbahçe‘den büyük değildir kimse; unutma lütfen. 🙂 –

umarım konferans finallerinde görürüz seni, bol şanslar mvp. fenerbahçemiz‘i üst seviyeye çıkardın tabii ki. unutmayacağız. her şey için teşekkürler.”

Unutmayalım… obradovic hala bizimleydi.

Ek olarak:

ev sahipliğini yaptığımız euroleague final four 2017‘de sergio llull‘u durdurarak açık saha savunması’nda, ekpe udoh‘tan sonra galibiyette en büyük paya sahip olmuştur ve pana serisinden sonra durdurulamayan bir grafik çizmiş, bunu türkiye basketbol ligi’nde de devam ettirmiştir, özellikle üçlükleriyle ismail şenol tarafından nikola kalin3 takma adıyla anılmıştır.

biz ona ayrıca son real madrid bükücü diyoruz. iyi ki bizimle ve en sevdiğim oyuncuydu ve halen öyle şahsen.

ayrıca, yeri gelmişken söyleyeyim (üzüntünüzü de biliyorum ama kusura bakmayın): final four‘a kalmamızda jan vesely ile birlikte en büyük faydası olan oyunculardır.

neden mi?

ikisi ya da biri çuvallasa final four’da yer alamazdık.”

Genel menajerimiz amerika’da çoktan keşfe çıkmıştı ve daha iyisi elbette fenerbahçemiz için her zaman vardı. Arkaya bakmadan daha iyi bir takım olmalıydık.

Bir gün sonar ekpe EuroAngle kanalında bir video yayınladı…

Duygusal olmaya gerek de yoktu…

Biz Fenerbahçeyiz. ?

 

Jason Thompston’ı hatırlar mısınız, WARRİORS’ın 15-16 sezonundan, ha siz şampiyonluk fanı değilsiniz ben gibi tabii. 2000lerde Lakers, 2012’de Celtics -ile yeşeren- sevdirmedi zaten bize basketbolu…

Evet, şimdi Ekpe ile kıyaslanamaz tabii, ama iki gerçek var: birincisi Ekpe bize geldiğinde Jason’ın şimdiki kapasitesinden düşüktü diyebilir miyiz? Bence evet, çünkü ben Varejao’yu almak için neden kendisinin feda edildiği zamanlarında anlam verememiş biriyim. Fazla mı iddialı oldu. Yo, bence siz futbol’a fazla takmışsınız….

imzalarsa `zeljko`’nun tokatlayacağı bir diğer guard diyebiliriz. -playofflar’da `bobby dixon`’ın kaçacak her üçlük denemesi için son birkaç aydaki hal-hareketleri sebebiyeti. —bradd için…

 

24 eylül 2017 fenerbahçe cska maçı

`euroleague`’in en iyi takımını yenerek şampiyonluğa ulaştığımız maç oldu.

çeyreklerin ilk dakikası hariç oyun üstünlüğü bayağı bir bizde geçti yani. kapanışları iyi yapıyoruz ve pota altlarında her zaman iyiyiz.

`jan vesely`’nin nisan ayından beri artmaya devam eden oyun kalitesi halen daha da üst seviyelere çıkmaya hazır durumda. `nicolo melli` ve `gigi datome` can yakmaya devam edecekler, özellike gigi kenardan üçlükleriyle mükemmel bir dördüncü çeyrek çıkardı. rakipler melli’den korkmalılar… `marko guduric` kendini geliştirmeli, yoksa yer bulamaz kadroda. kostas ve diğerleri zaten iyi bir bench katkısı verdiler.

daha `bobby dixon` ve `nikola kalin3` katılacak bu takıma. 😉

 

4 ekim 2017 fenerbahçe doğuş banvit maçı

yılın en kolay galibiyetiydi ve sezonun sonlarına doğru oynanan bir maç havasındaydı.

// neden? banvit yenilenme aşamasını daha tamamlayamamış ve geçen seneye gökre kendini yenilemekte zorluk çekti. sezon sonunda onlar için değerlendirmek gerekirse, ilk 4’te bitirebilirler. oturması gerek. başarılar diliyorum onlara.

 

fakat! rotasyonu bir kez daha denemek için şansımız oldu ve genel itibariyle iki farklı + takviyeli bir beş çıkarabiliyoruz. özellikle uzunlu/kısalı her yolu var rakibe göre.

`jan vesely`, `gigi datome` ve final four’un değişmezi `kostas sloukas` -özellikle ölücüler sevmez- bu takımın as oyunculuları olduğunu bir kez daha kanıtladılar ve nasıl maç kazandıracaklarını skor farkı niteliğinde gösterdiler -üçüncü çeyrek-

 

12 ekim 2017 unicaja malaga fenerbahçe doğuş maçı

genel olarak iyi götürdüğümüz bir maçta, ***son toplar ve sorumluluk*** `1*` kısmında sorun yaşayarak kaybettiğimiz bir maç oldu. bu takım daha iyi olacaktır.

[https://eksisozluk.com/entry/70645455 brad wanamaker @nagsomnia]

öncelikle disiplinsiz tavırlarıyla oyun planını bozması -ne yaptığı hakkında bir fikri yoktu sanırım- ve sorumluluk aldığında neler yaptığıyla -daha çok yapamadığı birkaç atak yani bu da üçlüklerle beraber, ki bogdan beklemediğimizi düşünürsek, 5-6 sayıya karşılık geliyor. aslında 12- başlayalım isterim. çok dayak yiyecek, çok! neden? maç kaybettirecek bolca -umarım bu bir veya iki küçük maç ile kalır-, ki referansta bahsettiğim gibi olmazsa, olmadan toparlanmalı. takımın en zayıfıydı dün ilk beşten. `1*` ki, umarım kazandıracağı maçlar da olacak. -ders olmuştur diye düşünüyorum bu maç.

// kostas, jason ve nicolo gayet de iyiler bu arada. ekpe ve jan’a da ilk zamanlarında formsuzdu, alışma evresi diyelim. birkaç ay içinde her şey netleşecek.

// 1- kostas, bu takımın en iyi iki guard’ından biri, diğeri malum sakat ve aptal 11 numara çok çalışmalı.

// 2- jason, halen adapte olma durumunda ve genel olarak iyi.

// 3- nicolo, agresifliğini yersiz kullanmamalı ve dikkat etmeli ki uzun rotasyonunda daha iyiyiz.

jan, gigi ve diğerleri günlerindeydi her zamanki gibi oyunlarıyla. bobby ve kalina’yı sabırsızlıkla bekliyoruz.

 

15 ekim 2017 anadolu efes fenerbahçe doğuş maçı

gerçek `euroleague` ekiplerinin karşılaştığı kıyasıya zevkli bir maçtı.

[https://eksisozluk.com/entry/71364267 12 ekim 2017 unicaja malaga fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

`brad wanamaker`: toparlanmışa benziyordu, ki son topları kullanmayı alışkanlık haline getirmesi gerek ki, son iki atağı doğru kullanamadığımız için fark bir anda 4’e çıktı. olacak olacak, `bobby dixon`/`brad wanamaker` 1-2’de iyi işler yapacaklar.

`anadolu efes`’in ağır üstünlük koyduğu bir maçta, üçüncü çeyrekte her zamanki gibi üstünlük kuramadık ve hakedildiği şekilde anadolu efes kazandı.

// `jan vesely` her zamanki gibiydi.

// `marko guduric`, `jason thompson` ve `nicolo melli`’nin maçta ne yaptıkları hakkında hiçbir fikrim yoktu. tabii birkaç maçtan yememek lazın kendilerini.

edit:

tekrarını izliyorum da şu an, bir arada sahada türklerle oynuyoruz. koç denemeler falan yapıyor. bayağı geri düşüyoruz. sonra ilk beşe yakın bir beşle farkı kapatıyoruz, ama o arada -yani üçüncü çeyrekte, fark açılırken- hakemlerin hatalı kararları falan. o da sıkıntı değil. koç işini biliyor ki, istediğimiz zaman maç alabildiğimizi her zaman uygulayabilme yetkisine sahip.

ki 29/1 yapmak için daha 29 maç var, biliyorsunuz: en iyisiyiz.

 

19 ekim 2017 olimpia milan fenerbahçe doğuş maçı

farklı bir galibiyet alabileceğimiz maçı uzatmalar sonunda, aklımızın gidip tekrar gelmesiyle, hatta böyle maçları bir daha yaşamamamız dileğiyle, güzel maçtı.

daha diri ve kendine hakim bir `kostas sloukas`’a sahibiz artık. `brad wanamaker` için de aynı şeyleri takıma alışmaya başladı diyerek tebessüm edebiliriz. iyi bir ikili olacaklar ileride.`nicolo melli` gizliden oyunu alan bir forvet olarak, bugün ciddi katkı yapmasıyla kendine hayran bıraktı, faulleri de azalmaya başladı.

`gigi datome` ve `jan vesely` her zamanki gibi bizden gibi oynadılar ama jan biraz sıkıntı yaşadı ve yalnız kaldı çoğu zaman, atlatacaktır.

jason, ah `jason thompson`. biraz çaba -aynı şey `marko guduric` için de geçerli keza- göstermelisin. aşılaşacak, alıştığındaysa alaşağı edecektir euroleague’i. eminim.

bench sıkıntısı yaşıyoruz. kasımdan sonra sıkıntısız maçlar bizimle olacaktır.

tebrikler fenerbahçem.

 

22 ekim 2017 fenerbahçe doğuş gaziantep maçı

kısalar + `jan vesely` ile kopardığımız bir maç oldu.

guardlarımız iyi işler çıkarmaya devam ederken, `james nunnaly` kenardan iyi katkı verdi oyuna ki, sahanın ikinci en iyisiydi. üçüncü çeyrek ritüeli değişmedi falan.

jan vesely ve gigi datome’ye bir şey olmasın.

[https://eksisozluk.com/entry/71500909 19 ekim 2017 olimpia milan fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

-aynı şey bence euroleague için de geçerli olacaktır ki, uzunlar ki kim olduklarını biliyorsunuz, üçlük atacak/potaya girecek/kuralları öğrenecek diye beklemek yerine maç içinde 10-12 dk süre ile kendilerine gelmeleri için çaba göstermeliler falan.-

böyle iyiyiz, bence: kısalar + `jan vesely`.

 

fenerbahçe doğuş

[https://eksisozluk.com/entry/71500909 19 ekim 2017 olimpia milan fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

[https://eksisozluk.com/entry/71562901 22 ekim 2017 fenerbahçe doğuş gaziantep maçı @nagsomnia]

kişisel görüşüm: kısalar + jan vesely şeklindeki iskelete +kenardan gelecek uzunlar 10-12dk rotasyon halinde oynamalılar ki, takıma alışmalarını beklerken haftaya başlayacak tüm önemli maçların neredeyse ekim/kasım ayında olduğunu düşünürsek euroleague için, bu durumdan en iyi şekilde çıkmalıyız.

sahadak takım rotasyonu bu oyunculardan oluşmalı: `brad wanamaker`, `kostas sloukas`, `bobby dixon` -gelecek-, `james nunnally`, `nikola kalinic` -gelecek-, `gigi datome`, `jan vesely`.

`nicolo melli` ve `jason thompson` 20dk’nın üzerinde yer almamalılar. sıkıntı olur bizim için ki `emporio armani milano` ve `anadolu efes` `*i` maçlarında gördük.

`*i`: [https://eksisozluk.com/entry/71401747 15 ekim 2017 anadolu efes fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

 

25 ekim 2017 fenerbahçe doğuş anadolu efes maçı

[oyun kurdurmadığımız bir anadolu ef… kendi sahalarında olmayınca tabii falan, yansız oynayamıyorlar…]

kostas-brad oturmuş görünüyor: bobby gelsin bi. jan-melli her zamanki gibi, nicolo `1*` biraz daha sakindi bu maç, belki de çekişme olmadığındandı, ama bu konuda gelişme mevcut. marko/jason hala n’apıyor, anlayan var mı bilmiyorum.

[https://eksisozluk.com/entry/71563052 fenerbahçe doğuş @nagsomnia]’daki entrym’in aksine, nicolo `1*` sakin kaldığında 25-30 dk oynayacaktır.

toparlamak gerekirse kısalarımızın -marko hariç- hepsi katkıda bulundu + jan her zamanki gibi.

 

27 ekim 2017 panathinaikos fenerbahçe doğuş maçı

takımımızın içinden gelmeyerek oynadıkları bir maçta kaybettik. hakettik.

`brad wanamaker`, `gigi datome`, `kostas sloukas` ve `nicolo melli`’nin ellerine baktık resmen ve sonuç getiren pozisyonlar da onlardan geldi.

ah `jan vesely`, vah `jan vesely`! yediğimiz üçlüğe sebebiyet veren kaybettiğimiz topta korkak bir şekilde topa çıkan `jan vesely`. ve son üçlüğe korkakça yüz çevirerek saçma bir insiyatif alan `kostas sloukas`.

sonuç: `the last kostas-jan connection has failed`!

***** ek olarak: geçen sene de kötü zamanlarımız oldu. bu takım toparlayacak. `bobby dixon` ve `nikola kalinic` geldiğinde anasını ağlatacağız bu ligin.

29 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe doğuş maçı

çoğunu astan uzak bir beşle oynadığımız maçta, ilk iki çeğreği her zamanki gibi farkı açarak başladık. `brad wanamaker` ve `kostas sloukas`’ın etkisi fazlaydı.

üçüncü çeğreğe 40-63 giriyoruz, hem de `egehan arna`, `ahmet düverioğlu`, `barış hersek`, `melih mahmutoğlu` gibi türkler -ilk beşte rahat oynayamayacak oyuncular-, buna ek olarak henüz form tutamamış `jason thompson` ile. dikkat çekerim: `jan vesely` yok; `brad wanamaker` ve `nicolo melli` fazla süre almadı henüz.

ikinci yarı da aynı şekilde monoton bir şekilde, koçun normalde fazla süre alamayan oyuncuları daha fazla oyunda tuttu. özellikle `egehan arna` ve `marko guduric` -ki 18 sayı 6 ribaund, 2 asist ve 1 top çalma ile oynadı- iyi süre aldı ve ellerinden geleni yaptılar.

dipnot: rakip bu sezon çok güç kaybetti ve yenilenme süreci içindeki hazırlanmayı henüz tamamlayamamış durumda. galibiyet normal.

 

2 kasım 2017 fenerbahçe doğuş valencia basket maçı

maça `kostas sloukas`’a karşı mücadele ederek başladık: kendisinin’ın potaya hızlı hücum girip geri dönmeleri ve homurdamalar – haklı-

bu saçmalamalarının özeti olarak:

`mm`: `kostas sloukas` dışında top kayıpları fena değil, ama…

`iş`: yok, `kostas sloukas` dışında top kaybı yok.

`mm`: yok mu?

sert olmak zorundayım, paspas şirinliği falan yetmiyor abi. seni seviyoruz ama halen kendini halen geliştirmiş değil. kendisini bariz sevdiğim için savunduğum ya da gereksiz iyi oynadığını ileri sürdüğüm birkaç maç `1*` oldu, ama `marko guduric` gibi toy da değil ya, üç `euroleague` kupasına sahip biri gibi oynamıyor. `fenerbahçe` konstantre ama, `kostas sloukas` ayakla müdahale edecek derecede mm’im de dediği gibi.

`james nunnally` kenardan gelerek sayı atmadan oynasa da, `kostas sloukas`’ın ilk yarıda oynadığından hatta iki maçlık performansından iyiydi.

sonrasında biraz toparladı. neyse, sonlarda `jason thompson`’ın da hırsıyla beraber güzel bir oyunla bitirdik ilk yarıyı: 38-30

mücadele eden takımda sırıtan bir `kostas sloukas`, net.

ikinci yarı `brad wanamaker`,`james nunnally`ve ilerde `jan vesely` ile güzel bir galibiyet aldık.

`1*`: [https://eksisozluk.com/entry/71698377 27 ekim 2017 panathinaikos fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

[https://eksisozluk.com/entry/71652504 25 ekim 2017 fenerbahçe doğuş anadolu efes maçı @nagsomnia]

[https://eksisozluk.com/entry/71500909 19 ekim 2017 olimpia milan fenerbahçe doğuş maçı @nagsomnia]

 

12 kasım 2017 darüşşafaka fenerbahçe doğuş maçı

normal sezonun dışında nerede denk gelirlerse, 3-0/4-0’a hazırlıklı olmalarını önerebileceğimiz takımla oynadık.

`james nunnally`’nin tüm çabalarını boşa çıkardığımız bir ilk iki çeyrek sonrası oluşan bir skorla kaybettik (?) `jan vesely` kalitesinde bir oyuncunun yapmaması gereken bir harekette atılması normal değil, hele bir ufaklığa cevap verircesine. jason the kid, kid gibi oynuyor hala, hataları bolcaydı ve kostas ana oyuncu olarak oynamamalı, artık o devir kapandı falan. çok geriye götürüyor çoğu zaman.

yorgunluk vardı ve yorgun olacağımız bir hafta için fazla da zorlamamalıydık, gene de çaba gösterdik.

dipnot (play-off zamanı için): hakemler yardımcı olamayacak oralarda, sıkıntı yok bizim için. mayıs/haziran’da görüşmek üzere.

17 kasım 2017 cska moskova fenerbahçe doğuş maçı

10 kasım 2017 `brose bamberg` maçındaki şen şakrak oyunun ne kadar da geçici olduğunu, 16 kasım `olympiacos` maçında görmüş olduk. halen söylüyorum kostas ve `jason thompson`’ın yaptığı hatalarla, iyi başladığımız oly maçını kaybettik. pana ve oly maçları bizdeydi ve brad kullansaydı keşke kullandığı topları da, sevimli ve güleryüzlü kostas’ı gözden düşürmeseydik.

önümüzde seviyemezi `1*` gerçek anlamda göreceğimiz maça geldik. karşınızda geçen sene bize geleceğinden büyük bir ölçüde emin olduğumuz `will clyburn` ve 2016’nın `final four` şaibeli mvp’si `nando de colo` var sayın kostas bey.

maç sonu umarım… sahada oynayan kazanıyor sonuçta. `2*`

`jason thompson` şaşırtan bir performansla başladı maça: 4 asist 2 ribaund’u vardı. jan vesely ilk yarıyı 17 sayıyla başladı ama. ah, salak saçma top kayıpları, boyalı alana gider gibi yapıp da geri gelip taç atar gibi pas verip kaptırmaları kostas efendinin elinden gelince 11-0’lık bir seri yaptı cska. 39-21’den 46-41’e gelerek skor, ilk yarı bitti.

— `dimitrios itoudis` vizyonsuzluğuyla ahlaksızca diyor ki ” 11 top kaybettik, saygı duyuyoruz sert oynuyorlar ama, bizim yüzümüzden bık bık bık.. pişkin ahlaksız diyemiyor ki, “sloukas olmasa 25 sayı kadar gerideydik”.—

james 4 faulde. hadi bakalım. geride giriyoruz 4. çeğreğe.

`jan vesely` uçtu ve maçı aldık derken, hakem gene yaptı yapacağını 2015’in korumalı bebeği sergio attı üçlüğü, şaibeli bir şekilde. `jan vesely` uzatmalarda, “ben burdayım bebekler” dercesine 31 sayıyla aldı maçı: mvp!

son olarak: `nikolo melli`’nin tanrısının eline sağlık.

`1*`: seviyemiz cska’nın her zaman üstünde.

`2*`: daha iyi oynadık ve kazandık.

__________________________________________

euroleague

14/21 Aralıkta oynadığımız Zalgris ve Maccabi maçlarında resmen seyirci desteksizliği çekiyorduk. Bu da bizi kendi sahamızda Zalgris ve deplasmanda üstünlük kuran Maccabi maçlarının ders niteliğinde kötü yenilgiler olduğunu gösteriyordu.

Aynı şekilde kendi evimizde 28 aralıkta, 77-79 Real’e kaybederken Luka ve seyirci durumunu ön planda tutmak gerekiyordu ki, 5 ocaktaki Baskonia maçıyla daha da anlamış oluyorduk, neyse ki o maçı kazanmıştık. James korkutmuştu. Marko gelişimini göstermeye devam ediyordu 18 sayı ve 6/7 üçlük. Valencia maçıyla da perçinliyordu: 15 sayı 3/6 3x. Jason Thompson’ın da gelişimi gözlere perde inmişcesineydi ve özellikle ofansif reboundlardaa…..

2018 nisan ayında play-offlara girecek 8 takım ilk 9 içinde sıralanmış. sanki hiç değişmeyecekmiş gibi: [http://ibb.co/h6fY1b euroleague standings]nikola kalinic

kimi sevdiysek ya gitti, ya ikinci senesinden sonra formu düştü ya da sakatlandı: kendisi gibi.

70-68 deplasmanda kaybettiğimiz ve tekrar play-offlarda eşleşmek bile istemeyeceğimiz en formda ekip olan Pana’yı 67-62 ile deviriyorduk 17 ocak gecesi…

19 ocak 2018 anadolu efes fenerbahçe doğuş maçı

istediğimiz zaman üstünlük kurduğumuz oyunda, 10-0’a yenik düştüğü sanrısıyla `ismail şenol`’un derbiden bahsetmesiyle başladılar. `ahmet düverioğlu`’nun son iki ataktan birinde `vladimir stimac`’a fake atmasıyla beraber potaya smacı basması, daha sonra benzer bir pozisyonda 24-24 ilk çeğreği bitiren sayı oldu. üstün taraftık ilk çeyrekte.

`melih mahmutoğlu` ardarda iki üçlük ile beraber farkın habercisiydi ve öyle de oldu. 13 sayıyla oynuyordu ve raip 5 sayı atmıştı daha. koçlarının ne yaptığını anlamadan geçiyordu zaman ve `zoran dragic` – `eric mccollum` ikilisi yok olmuştu bir anda. pota altında hakimiyeti kurmuştuk tabii.

10-0 sonrası 25-46 üstünlük kurmuşuz ilk yarıda.

ergin ataman’ın deyimiyle, takımı daha agresif olacakmış. galatasaray ya da beşiktaş taraftarıyla ancak tükürük için zemin hazırlar #gerginataman.

`eric mccollum` n’apıyor dedirtti: üçlük atarken rakibin üstüne atlamalar falan? eurocup alışkanlığı sanırım. ilk yarının sonlarında faul’ün verilmediği söylenmişti; `vladimir stimac` 3 sn bekleyerek eşitlemiş oldu.

`brad wanamaker`-`bobby dixon` ikilisi iyi işler çıkardı üçüncü çeyrekte.

`nikolo melli`’nin zamanı olan bir başlangıç oldu son çeyrekte. bir iki küçük maçta iyi oynamış zoran oyun dışı kaldı, stimac oyundan düşürüldü. oyun bitti derken `toney douglas`’ın iki üçlük sonrası kazandık edasıyla başladılar. vesely ofsaytın olmadığı pozisyonda iyi bastı.

 

`nikolo melli`’nin en kötü pozisyonlarda bir anda şapkadan çıkması iyi geldi. son iki pozisyonda kostas’ın (sinan daha iyiydi) saçmalamasıyla farkı kapattılar ama olsun. farkın az olmasına aldanmayın, üstün olan bizdik.

1 şubat 2018 olympiacos fenerbahçe doğuş maçı

Zirve için önemliydi. Hatırlayalım bu takıma karşı geçen sene de avantajımız yoktu ama finalde kazanan biz olmuştuk. Kill-Bill harikalar yaratmıştı. 19 sayı ve 3 asistle beraber. Üstüne 3/3 üç sayı isabeti vardı. Eksiğimiz çoktu. Bobby adapte olmaya çalışıyordu ve takım dinlenme dönemine girmiş gibiydi ve oly’ye karşı ikili averajı kaybetmiştik. Özellikle ikinci yarıda açılan fark bizi oyundan iyice düşürmeye yeterde artardı bile.

Nikola kalinic/james nunnally gibi takımı duraksayan durumlarda dizginleyen oyuncularımız olmadan böyle maçlar geçirmek iyi olamazdı. Özetlemek gerekirse, takımda yorgunluk havası hakimdi.

2 mart 2018 real madrid fenerbahçe doğuş maçı

Muazzam bir galibiyet aldık. 77-75’in karşılığında 86-83 gibi avantaja sahiptik ikilide. Son Real Madrid Bükücü Nikola Kalinic iş başındaydı. Kostas ve Brad ikilisi şaşkın biraderler tanımını üstlerinden tamamen attıkları bir maç olmasıyla beraber Kızgın Biraderler diyebilirdik. Neden mi? Basketboldaki tabirle yandıkça yanıyorlardı…

Real Madrid’in kötü oynadığını söyleyemeyiz ki, ikinci çeyrekte üstünlüğü vardı, biz üçüncü çeyrekte ele alana kadar.

İkinci ve üçüncü çeyrekte Avrupa’nın en iyi genci tabiriyle anılan Luka Doncic ve Jaycee Carroll’in toplamda 29 sayı 5 rb 6as sayısı yeterli değildi ve 20 sayıyla beraber yüzde 66’lık bir üç sayı isabeti yakalayan Kostas maçın adamıydı.

James harikaydı 4/4 ile üçlük yüzdelerini artırmaya devam ederken 16 sayı ile katkı vermişti.

 

9 mart 2018 zalgiris fenerbahçe doğuş maçı

çok büyük bir hata yaparak, takım lideri/yıldızı yokmuş gibi yani olması gereken şekilde bir ekip gibi oynayan ve bundan da zevk almayı beceren -taraftarıyla `1*` eküri olmuş- rakibe karşı, hem de deplasmanda 3 sayı kuvvetlerine bize karşı tekrar kullanmayı becerebilmiş; hatta ve hatta bizim gibi en iyi savunma yapabilen rakibine karşı 24-15 gibi bir skorla ilk çeğreği geride kapadık.

10 top kaybı yaptığımız `real madrid` maçındaki hatalar, ders almamışcasına gırla gelmeye devam ediyordu; kritik 3 sayılık isabetlerini belki de en iyi oyun stiliyle oynuyorlardı. zeljko erken molalarla karşılık verdi. fark iki haneye çıkmakla çıkmamak arasında (9) kararsızdı ve `vasilije micic` üçlüğüyle bozmayı başardı. tribün etkisi `1*` demişken, `maccabi tel aviv` deplasmanı da dahil olmak üzere, bize bu işin nasıl bir kültür olduğunu gösteriyorlardı; en nihayetinde kalite değil beceri ile bütünleşerek. `kevin pangos`yıkılmıyordu reboundlarda. bu durum 3-4 dk kadar sürdü ve kaybedilen toplar sonrası `nikola kalinic` `2*` faktörü kendini gösterdi. ilerleyen dakikalar gösteriyordu ki, sadece bu yeterli değildi: 40-31.

iyi başladığımız bir ikinci yarı, `brad wanamaker` ve `kostas sloukas`’ın yönlendirmeleriyle yolunda gidiyordu, 1/10 oynamalarına ve rakibin olağan üçlük atışlarına rağmen. `gigi datome` ve `nikolo melli`’nin sayıları, faul problemleri nedeniyle oyuna dahil olan `jason thompson` ofansta iyi işler çıkarıyordu. ta ki brad’in üç atağı boşa kullanması ve ve halen böyle maçların çabukluğuna ulaşamamış zejko ısrarı marko’nun boş şutunun ters tepmesiyle beraber farkın 2-3 top kadar uzağımızda kaldığı bir çeyrek olarak kaldı: 58-52.

1/10 olan oyun kurucu sayılarımız 2/10 oldu `brad wanamaker` ile beraber. son çeğreğe daha adapte bir şekilde başlayan `jason thompson`, `nikolo melli` liderliğinde hem ofans hem de defansta iyi işler yaptı. kendine pas sağlayan `nikola kalinic`’e ayrı bir parantez `2*` açmıştım zaten, işleri yoluna koydu ve beraberliğe getirdi oyunu. sadece bununla kalmadı, ibreyi bize çeviren adamdır kendisi son üçlüğüyle, 4 numara’da oynaması ne kadar fark yarattığının kanıtı olsa gerek. bununla birlikte koca bir tebriği hakeden `šarunas jasikevicius`, geriye düşmeleri sonrası, hakemle uğraşmak yerine kendi oyuncularına kızıyordu.

maçın adamı `kostas sloukas` son dakikaların adamı niteliğinde oynarcasına sahadaydı ve dördüncü çeyreğin sonlarında devleşiyordu, tıpkı geçtiğimiz hafta bir ara geride olduğumuz `real madrid`’e zor anlar yaşattığı gibi. ikili averajı altı sayı farkla deplasmanda almak güzeldi tıpkı geçtiğimiz sene (sezonun ilk yarısı) real’den aldığımız gibi: 78-85

16 mart 2018 fenerbahçe doğuş cska moskova maçı

son top’tan başlamak istiyorum. “o son topta neden faul yapılmaz?” isimli bir kitap yazılsa yeridir. top bizde olacaktı ve en kötüsünden bir atak sahibi olabilirdik. olmadı, şaşırmadık çünkü bu sezon eksiğimiz olan son toplarla kaybetmeye alışığız. haketmemişsek bir de. özür dileriz en umutsuz anlarımızda bir şeyler yapan/üçlük atan`nikolo melli`, canını ortaya koyup potayı abluka altına alan `jan vesely`, en akılalmaz hareketlerle rakibi şaşırtan `james nunnally`, oyun alanı yaratılamadığı için çaresiz kalan `gigi datome`-`nikola kalinic` ve en kötüsüyle de en iyisiyle de canlarını dişlerine takıp son damlasına kadar oynayan `brad wanamaker`-`kostas sloukas` biraderler… yapmaya çalıştıklarını bozan, kendi tayfalarındaki bir çin mahallesi çocuğuna yenildiler. yoruldular. canları sağolsun

üstüne açıklama ya da analiz yapılması gerekirse, zalgris maçındaki jason ve koç arasında geçen [https://www.youtube.com/watch?v=QTNrhSlYpKg diyalog]’a göz atmanızı tavsite ederim. bir insan neden üstünlüğü kaybetmemize, sergio ve nando’ya üçlük için setlerimizi bozmamıza sebebiyet verebilir, tarzı sayfalarca makale yazılabilir. benzerini neredeyse iki maçta bir yaşıyoruz. toleranslık bir yanı kalmadı [https://twitter.com/jtthekid twitter hesabında] ‘8 years nba veteran’ yazan, nerede hata yaptığını bildiği halde pistte koşturan çocuk benzeri aynı hareketleri sergileyen, ihtiyacımız olduğu zamanlarda her şeyi yerle bir eden çin basketboluvari tavırlı jön amerikanımız.

çaresizliği yüzünden okunan koç gibi hissediyoruz fenerbahçe ailesi olarak. yapılanları bozanlar yüzünden… galibiyetin ellerimizden kaydığını gördüğümüz halde bir şeyler yapamadık.

evet, kazanmayı haketmedik. umarım bir ders olur. play-offlar’da `panathinaikos`’la karşılaşmak istemeyiz. ufukta görünmeye başladı bile.

Haketmedik.

20 mart 2018 fenerbahçe doğuş maccabi fox maçı

`bobby dixon` kaçan üçlükleri ve yaptığı faulüyle kötü başladığımızı kanıtladı yine her zamanki gibi. ribaund’da iyi başladık, ama top kayıplarımız… neyse ki `marko guduric`’in sayılarıyla başladık, `deshaun thomas` ise ona karşılık veriyordu her defasında. fark açılmaya devam etse de `bobby dixon` kaçırmaya devam ediyordu ve beraber korkularıyla yüzleşiyordu adeta ilk beşte yer almasının yanında: 0/5. `kostas sloukas` ve `jan vesely` ikili oyunlarda benchten çok iyi katkı veriyorlardı. `norris cole` da kendine rekabet ararcasına o da bir oyuncumuzla atışıyordu sayı bazında: 21-16

`kostas sloukas`’ın iki sayısı ve gene top kayıplarıyla başladık ikinci çeyreğe. kısalara dönmemizin faydalarından bahsetmiştim daha önce, ama önemli olan takım şu durumda. `gigi datome` defansta harikalar yaratıyordu ve `alex tyus`’a bloğuyla haddini bildirdi ve ne kadar da ukala bir atak girişiminde olduğunu yüzüne vuruyordu adeta rakibinin. `kostas sloukas` demişken, çok iyi oyun kuruyorlardı gene biraderiyle ve `gigi datome` resitali içinde. laf lafı açıyor işte. biraderi `brad wanamaker`, geçen sezonun defansif adayı, fiziğini defans ve hücumda mükemmel skorerliğiyle kullanarak ardarda sayılar kazandırdı. rakibe top kayıplarına (6) zorlamamızla beraber, ikinci çeyreği çember üstünlüğüyle bitirdik: 45-36

topsuz alanda `brad wanamaker`’ın ne kadar iyi oynadığının kanıtı niteliğindeki `kostas sloukas`’a sayı sağlamasıydı. takım bazında erken faul problemine girmemize rağmen, `marko guduric` `jan vesely`’ye pota altına “jan sen ne ara oraya gittin? al da at” dercesine pasında sayı bizimdi. rakibi hataya zorladığımız ataklardan sonra `marko guduric` bu defa `gigi datome`’ye üçlük asisti yaptı. en iyi hücumlardan birini oynadığımız maçta, `norris cole`’u da kaçırmaya zorluyorduk. `brad wanamaker`’ın kaçan üçlüğü sonrası `james nunnally` smacıyla maçın hareketini sergiledi: 19 sayı fark. `marko guduric` 18 sayıyla oyundan çıkarken. `nikolo melli`’nin son saniye sayısı ve `brad wanamaker`- `kostas sloukas`- `marko guduric` üçlüsünün maç içindeki toplam 3 top kaybı üçüncü çeğreğe kadar olan oyunun sonucuna eşdeğer muzzam sonuca karşılık geliyordu: 74-56

`brad wanamaker` son çeğreğe topsuz kadar top ile beraber de ne kadar iyi oynayabildiğinin güvenini sağladı ve pas/perde oyununda `james nunnally`’ye sayısında alan sağladı. `norris cole`’un çabası farkı azaltıyordu ama ivmeyi bir türlü çeviremedi. sebebiyse `nikolo melli`’nin pota altındaki çabaları. kısa dörtlü ile tekrar oyunun ağırlığını sağlamaya devam ediyorduk. koç `bobby dixon`’ı tekrar kazanmaya çalışırken, kendine güvenini artırma çabasında olan şutlarıyla sağlamaya çalışıyordu o da. maçın adamı `marko guduric`’ten `jan vesely`’nin kaçan faul atışı sonrası rakipten top çalma girişimi başarıyla sonuçlanıp ters turnikesiyle gelen sayı ile sonlanan atak, gelişim sürecindeki yükselen grafiğine olumlu bakması adına bir yenisini daha ekleyerek, kendisine ve geleceğine bu güzel mesajı vermesi maçın en güzel yanı olsa gerek: 23s, 4a – 5/6 3s, 2/3 2s.

87-73.

29 mart 2018 khimki moskova fenerbahçe doğuş maçı

sanırım bir çoğunluğun eşleşmek için en doğru iki rakipten biri olduğunu düşündüğü rakibe karşı en iyi oyuncumuzdan mahrum başladık ki, maç içinde etkisini gördüğümüzü söylemek gerek. pota altı sıkıntıları daha ilk çeyrekten baş gösteriyordu, ama 0-7 ile buruk bir başlangıç yapmış olsak gerek ki, `anthony gill`’in `james nunnally`’ye yaptığı blok sonrası enerjimiz düşmüştü. `nikola kalinic` etkisi ortaya çıkmıştı gene, pas ve asist ile beraber ahmet’in açtığı alan ile sayıyı buldu ve all around pozisyonlarda ne kadar da iyi oynadığını gösterdi: 0-7. gelen `jason thompson`-`gigi datome` hamlesi sonrası, rakibin direnci pota altında ve boyalı alanın dışında artmaya başladı: `alexei shved`! oyun nasıl kurulur gösteriyordu: 8-7 `gigi datome`-`nikolo melli`’nin aynı anda sahada olduğu rotasyon’da boyalı alanda etkimizin artması beklenirken `*i`, `gigi datome` sadece orta mesafe’de iyiydi, iki sayılık isabetiyle. “oyun kurucu nasıl olmalı?” sorusunun cevabı 5/5 ile oynayan `anthony gill` ile beraber başaran oyun kurucu olsa gerek. enerjimiz düşüyorken 3.4 sn kala `kostas sloukas`’tan buzzer beat geldi: 19-20

`gigi datome`’nin 4 numarada oynaması, `jason thompson` için de faydalı görünüyordu ki harika başladı ikinci çeğreğe. `kostas sloukas` elinden geleni yapmaya devam ederken, oyun bir şekilde tıkanıyordu, üçlük kaçırıyorduk ya da potaya gidemiyorduk. 4kısa+`nikolo melli` denemesi `anthony gill`’e fayda sağlıyordu sanki, ikinci çeyrek bazında. kaçan boş şutlar, brad… bir şekilde düzeldi görünümüne bürünse de ilk çeğreğin üstünde, yani vasat üstü görüntüsü veriyordu `brad wanamaker` ancak ve ancak `gigi datome`’ye asist yapabildi. saçmalamaya başlamıştık gene. `alexei shved`-`thomas robinson` alley-oop’ı ilk yarının özeti gibiydi, pg-c bölgelerinde: 38-37

`nikola kalinic`’in klasiğe yakın bir smacı ve bir de faul almasıyla başladık ikinci yarıya. sırtı dönük oyunlar bizi daha da strese sokuyor olsa gerek ki, beceremiyoruz bazen. sanırım en önemli hamlelerden olan `gigi datome` defansif ribaund’da aldığı topu emin ellere yani `kostas sloukas`’a teslim etti ve penetreyle güzel bir sayı aldı. şu bir gerçek ki, `bobby dixon`’ı beklercesine oynuyormuş sanki takım ve ardarda gelen sayılarıyla beraber. bu maçta da `alexei shved` ile karşılıklı atışıyorlardı derken, üstüne `stefan markovic` ve `alexei shved`’in kaçan şutları sonrası `bradley wanamaker` pozisyonu şaşkınlık veren sayısıyla bitiriyordu. son topta bobby-kostas-james elinde dolanan top sonuçsuz kaldı ve kostas gene paniklemişti. belki de `kostas sloukas`’ı `nikola kalinic` ile beraber play-off ve sonrasına saklıyor koç, kim bilir? // rakip takımda 9/11 hücum ribaundını sadece `anthony gill` ve `thomas robinson`’ın alması da ayrı bir pota altı eksiğimiz olmasına rağmen `nikolo melli` `*i` her alanda istediğini alabiliyordu: 53-59

üçüncü çeğreğin sonundaki hareketi yapmadılar ve bu ikili üçlük ile tamamladı ilk pozisyonu. üstüne `bobby dixon`’ın pota’ya öylesine yolladığı pozisyonda `jason thompson` hıncını çıkarırcasına bastı smacı gene. sonrasındaki pozisyonumuzdaysa jason bobby’ye üç sayılık katkı yapıyordu. bu çeyrek daha çok, deplasman canavarı olan takımımızın `bobby dixon`-`james nunnally` oyunda olduğunda ne kadar etkili olduklarını gözlediğimiz bir 1/4 oyun olmaktan ziyade en güzel yanıyla maçı her yönüyle oynamayı seven ve bundan zevk alan rakibe karşı oynuyorduk: play-offlar için play-off tadında* bir eşleşme olabileceği kanısındayım: 64-73

play-offlar öncesi bir nevi prova niteliğinde sayılabilecek bir maçta, euroleague’in en iyi hücum ribaund’u alan takımına karşı `marko guduric` ve `brad wanamaker`’in sayılarıyla başladık. fakat bu sezon enerjisi en düşük oyunumuz dikkatleri üzerine çekiyordu. haliyle `gigi datome`-`kostas sloukas` hamlesi’nin gecikmemesi de durumu ortaya koyuyordu haliyle: 6 sayı geldi. özellikle hücuma çıkarken yapılan top kayıpları ilk çeyrekte 6’ydı: 14-22

 

5 nisan 2018 fenerbahçe doğuş unicaja malaga maçı

`kostas sloukas`’ın sayılarıyla başladık ölü toprağına ses çıkarmayan seyirci -pota arkaları istisna- ve`alexei shved`’den sonra en fazla üçlük deneyen oyuncu olarak `nemanja nedovic`’ten yanıt gecikmedi. `jan vesely`’nin smaçlarına dahi tepki vermeyenler -bu sezon direkt 3 maç mağlubiyete sebebiyet- dahil herkes sessizliğe bürünmüştü adeta. sadece içi boş alkışlar… `kostas sloukas` ve `nikolo melli`’nin birkaç hareketiyle suni farkı eritmeyi başardık. şu bir gerçek ki, her türlü iyi niyetiyle `jason thomspon`, rakip tarafından da kötüye kullanıma açık olmaya devam ediyordu ve bizim için eksi demek. -umarım bizim için en az -1 maç olmaz play-offlar’da. maçın hareketi olmayı hakeden bir gerçek vardı ilk yarıda -sayılmasa dahi- her şeye rağmen: `kostas sloukas`!

`nikola kalinic`’in çabasıyla kaptığı top ve sonrasında `james nunnally`’nin sayısı üçüncü çeyreğe selam niteliğindeydi. özellikle `nikola kalinic` ‘in boyalı alana giremediği pozisyon sonrası topu, zamanın da verdiği baskıyla beraber potaya yollayıp alakasız bir şekilde tamamlamasına kendisi de şaşırmış olsa gerek, koçlar arasında da diyaloğa sebebiyet verdi. `nikolo melli` ‘nin birkaç defa hücum hareketleri sonrası yaptığı asistler `jan vesely` için hoş görünüyordu sadece: 51-59

ilk üç çeyrekte, sezon boyunca sergilediğimiz ve belki de en kötü anımızda sergileyebileceğimiz tüm saçmalık denemeleri sonrası `james nunnally`’den, `kostas sloukas`’tan 3 ve `ahmet düverioğlu`’dan gelen 2 sayı ile 13-0 başladık. üstelik `nemanja nedovic` 2 sayı atsa bile `james nunnally`’nin kendisine bloğu sonrası `marko guduric`’ten gelen 3 sayı verebileceğimiz reaksiyonları da iyiden bayağı bir hallice özetliyordu. sezon boyunca dikkatleri üzerine çeken tek kötü çeken yan seyirci olmalı. -emekli amcalar ve teyzeler. takım iyiyken porno filmi izlercesine nefessiz, ama takım sayı kaçırınca “tüh be” dercesine ellerini yüzlerine götürmeleri. bu takımı haketmezcesine…- `kostas sloukas`-`jan vesely` connection da play-offlar’da görülmeye değecek hareketlerden birkaçı olmaya değer seviyede. son iki atakta atakta verdiğimiz reaksiyon sonrası -emeklilerin de desteğiyle- `james nunnaly`’nin iki sayısına gelen yanıt ile beraber, bu son toplarda ciddi anlamda ihtiyacımızdan yoksun bir atakta ve istediğimiz zaman kazanacağımızı gösterdiğimiz ve play-offlar öncesi antrenman için sahaya çıkmadan bakılması gereken fotoğrafı asılası bir provaydı, diyecekken tiplemeyle beraber uzatmaya gidiyoruz: 83-83

neyse ki cska da geçen hafta farklı yoldan aynılarını yaşamıştı, yorulmadan. tesellimiz buydu sanırım, merhaba: 91-99.

 

18 nisan 2018 fenerbahçe doğuş baskonia maçı

20 nisan 2018 fenerbahçe doğuş baskonia maçı

24 nisan 2018 baskonia fenerbahçe doğuş maçı

18 mayıs 2018 fenerbahçe doğuş zalgiris maçı

20 mayıs 2018 real madrid fenerbahçe doğuş maçı

 

We Are The Champions

Yıl 2012, yaz ayları… Fenerbahçemiz o dönem, Bogdan Tanjević’ten boşalan koltuğa koç arayışları yaptığı dönemdedir. Simone Pianigiani, iki kez F4 kariyeri olan -2009 ve 2011- Siena koçu, Panathinaikos’un ve Avrupa’nın en iyisi olan, bir sezon sonra Fenerbahçemizi Avrupa’nın en iyi takımlarından biri olma yolunda büyük adım atarak anlaştığımız Željko Obradović’ten boşalan koltuğu devralacak kişi olarak anılırken, Fenerbahçemizin başına geçer. Željko’nun eski öğrencileri Romain Sato ve Mike Batiste’in gelmesiyle, hatta Boston Celtics ile yaptığımız NBA Europe Live kapsamındaki maç sonrası bende basketbola yönelimler başlamıştı.

O sezon hayal kırıklığıyla sonlandı ve arayışlar Željko Obradović yönünde ilerlemeye başladı. Sanırım Fenerbahçemiz için bir rüyanın başlangıcıydı…

Gelelim Željko Obradović ile başlayan tarihimizin en iyi günlerine… İlk sezon top16’da elenmiştik. Sonraki sezon Obradović kalitesinin temellerinin atıldığı ve Euroleague’in en iyilerinden olacağımızı hissettirdiğimiz yıldı. 2015 Nisan ayıydı. Olympiacos’u yendiğimiz ve bir önceki sezonun şampiyonu Maccabi karşısında saha avantajını elde ettiğimiz maçı iyi hatırlıyorum.

Bir önceki sezonun şampiyonunu tabir-i caizse süpürmüştük ve Avrupa’nın en iyisine F4’te hakemlerin yardımlarıyla kaybettirilmiştik. Nasıl F4 MVP’si olduğuna anlam veremediğim Nocioni’nin Vesely’nin blok koymasına havada tekmeyle karşılık vermesine hakemlerin hiçbir tepki vermemesi hala aklımdaydı. Tecrübe güzel şeydi ve birkaç paragraf sonra tecrübenin intikamına şahitlik edeceksiniz…

2015-16 sezonuna en iyi ikinci takımda yer alan ve rakipleri üçlükleriyle bizleri sevindiren Andrew Goudelock ve en iyi ilk takımda seçilen ve normal sezon MVPsi Nemanja Bjelica’yı sevdiren bir yıl yaşamıştım, onlar ayrıldı. Ansızın.

Sıkıntı yoktu, Obradović’e sahiptik. Daha tecrübeli, en iyi gelişim gösteren genç oyuncu Bogdan Bogdanovic ve sizin tabirinizle NBA’e tutunamayanların da yer aldığı bir kadroyla daha güçlü bir şekilde geliyorduk, hatta bu kupayı daha önce Olympiakos ile almış olan Kostas Sloukas ve Pero Antic de aramıza katılmıştı.

Tüm grupları lider tamamlayarak, bir önceki sezonun hakemlerin şampiyonu Real Madrid’ini de süpürdük, hatta 22 sayı fark atmıştık üçüncü maçta. Neyse. Hatırlıyorum Kostas, Pero ve Bobby’nin geri getirdiği Baskonia maçını da, tecrübe bizi daha da birbirimize bağlıyordu.

Finaldeydik, biliyorsunuz. Haketmiştik. Ama gene kurbandık sanırım, daha önce hiç şampiyon olamadık ya. Tüm Avrupa “Željko! Kariyerindeki dokuzuncu kupayı bu sezon da alamayacaksın” diyordu. Sanıyorum. CSKA finalinde 22 sayıdan gelerek, uzatmalarda bir ribaund tecrübesi kadar yakın olduğumuz ve kaçırdığımız şampiyonluk bizlerde gözyaşıydı. CSKA içinse, Željko’ya karşı ’09, Berlin’deki F4’un rövanşı. Neredeyse kazanıyorduk…

Tüm sezon Ekpe Udoh’un “I’m sorry” tweetinde saklıydı. O derece üzgündük. O derece depresyondaydık ülke olarak.

Haydi biraz tarih yazalım…

Bu sezona Cumhurbaşkanlığı kupasını kazanarak girdik, küçük bir galibiyetten bahsetmiyorum. Hem de tüm sinirimizi lig finallerinde çıkardığımız Anadolu Efes karşısında.

Kadroyu korumayı başarmıştık, inanıyorduk çünkü bir gün en iyisi olacağımıza. Euroleague’e çok iyi başladık, Real Madrid ve CSKA’nın arkasında. Basit kayıplar da yaşamıştık arada. Hatta Bogdan’ın Barcelona maçında yaşadığı sakatlık sonrası içimizde bir burukluk yaşıyorduk. Üç hafta sonra gelir dedik, on üç hafta uzak kaldı bizlerden. Özledik. Olsundu, üç senedir bekliyorduk zaten başarıyı, onu da beklerdik. Yokluğunda James Nunnally ve Ekpe Udoh harikalar yaratıyordu.

Aralık ayındaki Olympiacos maçını hatırlıyorum da, hani şu son çeyrekte verdiğimiz. İyi gün taraftarı oluvermiştim o gün ben de. Yatıştı o sinir o gün bende. Her Fenerbahçe taraftarı gibi ben de şampiyon olacak takımın bunları kaybetmemesi gerektiği karamsarlığına kapılmıştım tabii ki, abartmış olsam da. Toparladık sonraları. Fakat neredeyse, sezonu sadece yedi maçta tam kadro oynayabildik. Çoğu zaman koca yürekli Ekpe’yle ayakta kalmaya çalıştık. Başardık da.

O sıralar Final Four’un Türkiye’de oynanması kesinleşmişti ve sonraları sanırım Şubat ve Mart ayı en formsuz zamanlarımızı yaşamıştık. O zamanlar düşünüyordum hayalci bir kafamla: “Real ile yarı finalde karşılaşır intikam alır, finalde de CSKA’ya unutamayacağı bir gün yaşatırız Türkiye’de” Üzücüydü ilk üçte bitiremeyip saha avantajını kaybetmek. Şöyle bir durum vardı ki, eminim çoğunun ilk dörde gireceğini bir kez de olsa düşündüğü Baskonia bile yedinci bitirivermişti. Kış aylarında bizi 34 sayı farkla yenen Baskonia’dan bahsediyorum.

’00 F4’u öncesi Maccabi eski koçu Oded Katash’ın motivasyon niteliğindeki konuşmanın bir benzeri olan “Koç, endişelenme. Kesinlikle kazanacağız.”…

Rahatladık sanki. Fakat “Mike Jamessiz bir Baskonia ne kadar korkutucu olabilir ki?” dediğinizi duyar gibiyim. Öyleydi ve Mike James ansızın Nisan ayında saha avantajıyla ve Panathinakos formasını geçirmiş olarak oyun kuruyordu bize karşı.

Şimdi söyleyeceklerimi eminim “şampiyon olunca söylemesi kolay” diyerek yanıtlayacaksınız, biliyorum. Öyle değildi ama. Çevremdekilere bizim için en zoru Pana serisi olacak diyordum. İnanmayanlar da inanmış gibi yapıyorlardı. Gerçek şu ki hiçbir başarı kolay değildir, biliyorsunuz. Bu durum ’09 çeyrek finalinde Pana’yla beraber Željko’nun tabiriyle elemesi zor olan Barca’yı saf dışı bırakmak gibiydi.

Gelelim bir sonraki süpürme işlemine…

Büyük ihtimalle son sezonlarını yaşayan, şampiyonluk için bir sezon daha bizimle beraber olan, hatta sezonun en iyi beşinde yer alan Bogdan ve Ekpe’nin harikalar yarattığı Nisan ayı, Nikola Kalinić – Sergio Llull’u durdurarak açık saha savunması’nda, Ekpe Udoh’tan sonra galibiyette en büyük paya sahip olmuştur ve unutulmamalı ki Pana serisinden sonra durdurulamayan bir grafik çizmiş, bunu TBL’nde de devam ettirmesini umuyorum. Özellikle üçlükleriyle İsmail Şenol’un o naif sesi tarafından Nikolaa Kalin3 takma adıyla anılmıştır.- ve Jan Vesely’nin formunu tekrar kazanıp ivmeyi artırması, -geçen seneki performansının bir antitezi olarak- sanki bana tüm sezon boyunca eleştirilerime cevap verircesine “seni yanılttık dostum” demeleri hala bunları yazarken tebessüm oluşması için yeterli yüzümde. İkisini ayrı bir seviyorum, ama büyük yürekli dostların hepsine ayrı ayrı teşekkürler.

Final Four… Sanki ’94, Tel Aviv’deki Joventut Badalona misali, tarih tekrar yazılmak üzereydi.

O gün twitter ve instagramda neredeyse Nisan ve Mayıs ayı boyunca dinlediğim Euroleague Theme Song’u olan Devotion’ı paylaşıyordum, üzerimde formamla. Biliyordum, bu takım, Obradović’in bizleri ilk gelişinde Avrupa’nın en büyüğü yapacağını söylediği ilk anlar gibi kafamda çınlamakta halen. Real Madrid’i yani bildiğimiz hakemlerin yardımı olmadan hiçbir şey yapamayan yani, 2015 F4’ün intikamını farkı da koruyarak iyi bir oyunla eziyorduk 19 Mayıs akşamı.

O gün sonrasında Queen’in ensane şarkısı We Are The Champions dinleyerek havaya girmiştim çoktan. Fakat finalde rakibimiz haklı bir şekilde Olympiacostu. Hani şu kış aylarında bize gerçekten kışı yaşatmış olan, son çeyreklerin takımı, CSKA’nın beş yıllık kabusu…

Saygı duyulası bir rakibe karşı oynayacaktık, gerçekten çirkefleşmeden oynayan bir rakipten bahsediyorum. Nikola Kalinić, Jan Vesely, Gigi Datome, Ekpe Udoh, Kostas Sloukas ve Bobby Dixon… Herkes iyi oynamıştı. Željko onları yeniden yaratmıştı adeta bu zamanlar için. Şanslarını çok iyi değerlendirdiler de, hayatlarının ikinci şansını yabana atmadan. Bunları yazarken “We Are The Champions my friend…” çığlıkları atıyorum burada.

Hatta bunları ingilizce yazmayı düşündüm birkaç saat önce. Anlatmak istediklerimi Türkçe olarak gerçekten hissederek ve duygularımı daha iyi anlatamayacağımı bilmenizi istercesine yazıyorum; sabah Calculus finalim varken dahi, Željko’nun kariyerindeki dokuzuncu şampiyonluğunun midemdeki asitlerin mukozama acı çektirmesine karşı koyarcasına.

Haydi bu şarkıyla daha derinlere dalalım isterseniz.

Sanıyorum, bunları yazmayı bitirmeden önce şu cümleyi eklemeliyim ki, “şimdi şampiyonuz arkadaşlar…”